Bu bir sonbahar esintisidir, lutfen dinle . Bugulu ve serin sonbaharinda Istanbul'umun, yine huzunlu, yine yalnizim. Perdeyi acsam, balkondaki ciceklere su versem, saclarimi martilarin kanadina koyup anneme gec kalacagim diye haber versem ve uslanmadan maun rengi portmantonun onunde yine seni beklesem. Cocuksu savaslarimin zalim susunu bir kenra biraktim; Zulmun ve kalbin birarada, hepsi benim ustumde! ve bak; yagmur basladi yine, yapraklarin renginin dondugunu ezbere bildigin zamanlardaki gibi tanidik gece, sonu gelmis sokagin dinginliginde... Ilk kar'in dogum gunumde yagdigi yil, ki hangisiydi hatirlamam, bugun hatirlayamayacagimi bilsem, bir kenara yazmazmiydim?? Sahte bir oyunla ahmakca dirilterek yalnizligi kimlerle paylastigini bilmeden sadece dalip dalip gidiyorum uzerimde biraktigin olgunluga, huzne, hirsa, zulme, yalnizlikla yarenlik ederek... Oysa, ne diyordu Nazim ; diyelimki hapisanedeyiz yasimiz elliye yakin, daha da on sekiz sene olsun acilmasina kapilarin... Seni...