Dayak ve yoksulluka geçen 23 yıl ve ölüme yolculuk... Az gelişmişliğin o kalın duvarı, görücü usulü ile evlenme, bir buçuk yaşındaki bir kız çocuğu... Töre kıskacı içinde, İyonya'dan Mezapotamya'ya uzanan binlerce yıllık kültür... 23 yaşında gerçekleşen gencecik, sert, soğuk ölümün bir buçuk yaşındaki kızı... Yağan yağmuru buğulanmış pencerenin arkasında seyrederken minicik kızı düşünerek kelimeleri bulmakta zorlanıyorum, tıkanıyorum... Ve sonunda, "Hikayeyi dillendirmeliyim"i içselleştirerek eylemlendiriyorum: Kadının bir karadeniz kentinde babasız geçen çocukluk yılları ve kendini "süzmesi" adına gönderilen İmam Hatip Lisesinde geçen günler. "Sen oldun" ifadesiyle şanslı ise bir defa gördüğü bir adamla evlendirilmesi. Evliliğinin daha ilk haftasında yediği dayak... Adam inşaat işçisi, kolay mı? Kaslarını çalıştırarak kazandığı "yaşamlarına" idman derdinde!!!! Kadın, kendisine öğretilen tek yöne, dindarlığa adanmaya başladığı noktada ada...