Ayşe için...

Fransa'da şarap yapılırlen kadınların üzüm dökülmüş havuzlardaki içeriği ayaklarıyla ezmeleri ve o çevrede yaşayan delikanlıların da eteklerini kaldıran kadınlara bakarak eşlerini seçtiklerini ilk öğrendiğimde, şarabın hem yapım aşamasında hem de tüketimde aslında ne kadar kültürel bir yapı var ettiğini bir defa daha tecrübe ettim.
Neyse, ben aslında başka birşey yazmak istiyordum,
Doluca sayfasına bakınca bu extrayı da ekleyiverdim.... :)
Fakülte yıllarımda kaybettiğim bir arkadaşımın en sevdiği şarkıyı dinledim bu sabah, bu yoğun günlerimde yine gülümseyerek ve hasretle andım kendisini... hep anarım, anacağım..
O şarkıyı yazmak ve son tahlilde bugün, Ayşe için birşeler yapmak istedim ve O'na söylüyorum...
Ne olur aç kapıyı
Yine tat yüreğim acıyı
Yenildik mi biz maziye, aç kapıyı...
Darıldık kendimize, ucu yanmış resmimize,
Kaybolan ümidimize, gençliğimize...
Yanarım, gün geçer yanarım,
Gecelerin hesabını kimlere sorarım?
Yanarım, ne yapsam yanarım,
Gecelerin hesabını kimlere sorarım?
Gecelere sor beni, gün dediğin nerden bilir ki halimi!
Yalnızlığa sor beni,
Yalan aşklar anlatamazki halimi!
Sevgilerimle
e.
Comments
Post a Comment