Dershanecilik... Part II

Dershaneci olmak tuhaf bişi, birden yaşam tarzınız oluveriyor, alışkanlık yapıyor (tabi eğer sadece çalışmak için çalışmıyorsanız, yaptığınız işle aranızda duygusal bir bağ oluşuveriyor.. :)) İşte bu alanda yaşadığım sahnelerden bazen eğlenceli bazen de trajikomik kesitler...


Her işi öğrenmek hevesiyle o gün santralde oturan freshman Evrim
telefonlara yetişmeye çalışırken...

liililililililililililililililil (santr. telefonu çalar)

-Günaydın evrim ben
-ya ben bişi sorcaktım
-buyrun
-geçenlerde binanızın önünden geçtiğimde farkettim
-neyi efendim
-sizin binanın karşısında Espina güzellik salonu var ya
-evet
-onun telefon numarasını alabilir miyim
(burası 118 miki? diye düşünürken camdan dışarı baktığımda hakkaten öyle bir salonun olduğunu sezdim ve telefon numarası panoda yazıyor :)
Tanrım, kadının sorduğu şeye bak deli midir nedir derken içimden
deli milletinin millette parayla bizde arabayla olduğunu tecrübe ederek telefonda artık nazarımda deli statüsünde değerlendirmeye aldığım kadının duyum alanına böyle bir bilginin verlemeyeceğini nakşettim )

-çaaatttt telefon kapandı tabiki!!!

Comments

Popular posts from this blog

Dilerim ki...

Practise, practise, practise...