Tatil...
Bu ne kardeşim, bu havalar hep böyle mi devam edecek, tatile gitmek istiyorum ben tatileeeeeeeeeeee.....
Bu sene evlenen evlenene (saydım, gitmem gereken son tarih 3 Eylül olmak üzere 4 nikah var, başını bağlayan bağlayana yane. bir de Eylülden sonra evlenme ihtimali olanları düşünürsek, feciiiii :))olduğu için Küba'dan vazgeçtik ama
en azından bir Bodrum'a gitsem şööyle....
Bugün Haziran 15 itibariyle hava ciddi serin İstanbul'da,
acaba Bodrum nasıldır?
İsmine "nasıl anlatsam nerden başlasam" diye başlayan şarkılar yazılan Bodrum dinlenmek ve eğlenmek için süper bir tatil beldesi hakkaten. Tatil, tatil istiyorum...
Tatil dediğin nasıl olmalı? Tabiki sakin bir ortamda, sakin olmasa bile çok gürültülü olmayan bir mekanda, denizin yanı başında, küçük bir pansiyonda (asla büyük otellerde değil) biraz köyvari bir havada olmalı. İşyerindeki arkadaşlar sürekli olarak hangi tatil köyü daha hesaplı hangisi tam pansiyon hesabı yapmaktalar... Yani en irreti olduğum şey şu milyarlarca para ödenilen tatil köyleri, yemekten-içmekten çatlayan insanlar, verdiğim paranın karşılığını içkiden çıkarıcam diyerek zil zurna olanlar... Kabus.... En iyisi temiz bir pansiyon, rahat, mütevazi, evinde gibi ama sana hizmet eden birileri var... Varsın akşam otururken Martini ya da Rum içmeyiverilsin, marketten alınan biralar ya da şaraplar tokuşturulsun sahilde, noolcak... Animasyon dediğin şey zaten başka bir fecahat aktivite, herkesin kanı kaynamak zorunda mı kardeşim, ben dinlenmeye geldim buraya, flexman hareketleri yapma gibi bir iddiam da yok!! Çek git başımdan...
Yok yok tatil için tatil köyü feci bir alternatif ki oraya ödenilen parayla yurtdışında çok daha mütevazi ve hoş vakit geçirebilir... Ya da süper bir mavi tura çıkılabilinir...
Hmm, bi de son olarak yine işyerinde yaşadığım biraz tuhaf bir olaydan bahsediyim.
İşyerindeki tüm elemanlar (F.D. ve ben hariç) rejim, selilüit kremi ve nemlendiriciler uzmanlık alanlarıyla ortalığı tırmalarkene, geçenlerde 4 şube koordinatörü ciddi, mesaisever, asabi ve kontrollü Müdürümüz ziyaretimize geldi...
Kızların konuşmalarındaki ana başlıklar belli tabe
vakit sabah saat 8:00 ve bunlar konuşulurken arkadaşlardan biri ortada Alman çikolatası dağıtıyor.
Müdür bey konuşulanları bile dinlemeden (kendisi aynı zamanda Beden Eğitimi Öğretmenidir ve oldukça çevik bir yapıya sahiptir)
Md. Bey:Sabah 8:00, bikini mevsimi ve çikolata... Olur mu yavrum cık cık cık...
Kızlar: ?!?!?!
Yani anlayacağınız tatil güzel bişi ama herkesi bir şekilde geriyor, çok selülitlerimi yok etmem lasım, yok nereye gitsem, zaten su kadar iznim var, acayip çılgın eğlenmeliyim falan falan...
Ben tatilde bol bol uyuyabileceğim denize yakın ve sakin bir ortam araştırmaya devam edeyim... Fikri ya tavsiyesi olan varsa comment please...
Sevgilerimle
e.
Bu sene evlenen evlenene (saydım, gitmem gereken son tarih 3 Eylül olmak üzere 4 nikah var, başını bağlayan bağlayana yane. bir de Eylülden sonra evlenme ihtimali olanları düşünürsek, feciiiii :))olduğu için Küba'dan vazgeçtik ama
en azından bir Bodrum'a gitsem şööyle....
Bugün Haziran 15 itibariyle hava ciddi serin İstanbul'da,
acaba Bodrum nasıldır?
İsmine "nasıl anlatsam nerden başlasam" diye başlayan şarkılar yazılan Bodrum dinlenmek ve eğlenmek için süper bir tatil beldesi hakkaten. Tatil, tatil istiyorum...
Tatil dediğin nasıl olmalı? Tabiki sakin bir ortamda, sakin olmasa bile çok gürültülü olmayan bir mekanda, denizin yanı başında, küçük bir pansiyonda (asla büyük otellerde değil) biraz köyvari bir havada olmalı. İşyerindeki arkadaşlar sürekli olarak hangi tatil köyü daha hesaplı hangisi tam pansiyon hesabı yapmaktalar... Yani en irreti olduğum şey şu milyarlarca para ödenilen tatil köyleri, yemekten-içmekten çatlayan insanlar, verdiğim paranın karşılığını içkiden çıkarıcam diyerek zil zurna olanlar... Kabus.... En iyisi temiz bir pansiyon, rahat, mütevazi, evinde gibi ama sana hizmet eden birileri var... Varsın akşam otururken Martini ya da Rum içmeyiverilsin, marketten alınan biralar ya da şaraplar tokuşturulsun sahilde, noolcak... Animasyon dediğin şey zaten başka bir fecahat aktivite, herkesin kanı kaynamak zorunda mı kardeşim, ben dinlenmeye geldim buraya, flexman hareketleri yapma gibi bir iddiam da yok!! Çek git başımdan...
Yok yok tatil için tatil köyü feci bir alternatif ki oraya ödenilen parayla yurtdışında çok daha mütevazi ve hoş vakit geçirebilir... Ya da süper bir mavi tura çıkılabilinir...
Hmm, bi de son olarak yine işyerinde yaşadığım biraz tuhaf bir olaydan bahsediyim.
İşyerindeki tüm elemanlar (F.D. ve ben hariç) rejim, selilüit kremi ve nemlendiriciler uzmanlık alanlarıyla ortalığı tırmalarkene, geçenlerde 4 şube koordinatörü ciddi, mesaisever, asabi ve kontrollü Müdürümüz ziyaretimize geldi...
Kızların konuşmalarındaki ana başlıklar belli tabe
vakit sabah saat 8:00 ve bunlar konuşulurken arkadaşlardan biri ortada Alman çikolatası dağıtıyor.
Müdür bey konuşulanları bile dinlemeden (kendisi aynı zamanda Beden Eğitimi Öğretmenidir ve oldukça çevik bir yapıya sahiptir)
Md. Bey:Sabah 8:00, bikini mevsimi ve çikolata... Olur mu yavrum cık cık cık...
Kızlar: ?!?!?!
Yani anlayacağınız tatil güzel bişi ama herkesi bir şekilde geriyor, çok selülitlerimi yok etmem lasım, yok nereye gitsem, zaten su kadar iznim var, acayip çılgın eğlenmeliyim falan falan...
Ben tatilde bol bol uyuyabileceğim denize yakın ve sakin bir ortam araştırmaya devam edeyim... Fikri ya tavsiyesi olan varsa comment please...
Sevgilerimle
e.
evrimcim tam sana uygun bir yer. gittim gordum.onayladim..
ReplyDeletesvg.
betuss
http://www.kdtours.com/lemontree.html
he he ben burayi bir yerden hatirliyorum sanki :))
ReplyDeleteoda anhatarliklari bile limon seklindeymis di mi????
seytan diyo simdi betusun bu otelde havuz basindaki resimlerini tum internet alemine desifre et :)
yok yok, merak atme, en iyi arkadasima yapmam oyle bisi hem sonra ibo'nun elinden kurtulamam... :)))))))
hem ben sizin nikah resimlerinizi yayinlayacagim hemi de tum cümle aleme... :)
siz bir hayirlisiyla evlenin... :)
tabi bakarim betusum,
tenku, seni cook ama cok seviyorum...
gorusmek uzere..