Sehabettin ve Unal'in Maceralari.... I

Pencereden bakinca disariyi goremedigim kadar camur katmani sarmis bir ofis camina sahibim...
bu konudaki muzdaripligimi kime soylesem diye dusunurken Sehabettin bey
(kat gorevlimissss) kapida belirir...

Evrim: Sehabettin Bey, siz disariyi gorebiliyo musunuz?

Sehabettin: Yoh Evrim Hanim, cok yorgunuuuuuum inanin ki, cam silecek halim yok, paspaslari bile bi soole bi boole yapiyorum (hafif kivrak nesrin topkapi hareketi seytirerek) ...

Evrim: Peki ben Unal Beyi rica ediiim... (diger kat gorevlisi arkadas)

Sehabettin: Unal Beg'i gonderiyorum Evrim Hanim...

(Unal Bey geliiir)

Evrim: (Tekrar) siz disariyi gorebiliyo musunuz Unal Bey?

Unal: Evrim Hanim, burasi benim sinirlarim disinda, camli bolmeden otesine ben karismammmmmmm... Pasaport, vize.. uzun is.. diyerek saane bi espri patlatir...

Evrim: Yuksel Hanimi kahve icmeye caariyorum o zaman..... el mi yaman, bey mi yamannnn.... (Tipnot: Yuksel Hanim kurucumuzun esidir ve kendileri kapi ustlerine kadar tozlanma orani kontrolu yapabilirrrr)

Unal Bey uzaklasirrrr ve Sehabettin ile birlikte ellerinde birer kovayla oda kapisinda gorunurler.... :)))

Allam allaaaaam....

macera devam ediyo...

yakinda....

Comments

  1. Anonymous20.12.06

    devamını bekliyorummmm :))

    seri halinde 2 - 3 - 4 - 5 ...

    ;)

    ReplyDelete
  2. onların maceraları bitmez kanka...
    edi-büdü gibilerrr...

    bu arada finaller başlıcak,
    ya vizeler yeni bitmişti amaaaaa :)))
    dolayısıyla,
    fırsat buldukça yazarım....
    önümüzdeki bir ay benden pek hayır yok gibi ama bakalım....

    e.

    e.

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

Dilerim ki...

Practise, practise, practise...