Huzur'unda... / Run to you...
Mevsim donumlerini yasarken son figurlerinde oyunun,
Tutuk, cekingen, soylen(e)meyen, isten(e)meyen isteklerin sessiz duetinde;
Kislarda baharlari var etmek ve “nefes almak” icin dilemek “varligi varigimda olsun”lari…
Omru saatlere sıkışmış bir kelebek telasiyla,
Ugruna odenmeyecek bedel, dunyaya okun(a)mayacak meydan,
Korkulara dusul(e)meyecek yenilgi, kaybetmeyi goze al(a)mayacak tutkunun surgunu…
Nedeni;
nefes alinacak umuduyla can acilari bitisler,
o bitislerde aslinda nefes alin(a)madigi tecrubeleri…
Gulumsenerek hatirlanan sebepsiz affedis finallerinde “ve perde” demek istemiyorum,
ararken O’nu yasaklarin icinde bu kadar tutkuyla,
ve umutlarim bu kadar sahipliyken…
Gece yarisi sarkilarinin sahitliginde,
Ugruna yazilan kelimelerin manalari icinde resimlerin sessiz cigliklarlarinda zikretmeler
“duy sesimi!! ” haykirislarimi…
Mevsim donerken kis’tan bahara
Ve yalanci baharin cicekleri acarken penceremin onude
Huzurun eksik, cennetin uzak, yalnizligin kader oldugu anlari anlatmali
yalanci baharin isiltisindaki birkac saatlik omrume…
Ve anla; sahibisin varliginla pervanelesen yelkovanlar,
Yoklugunda mihlanip kaliyor yerinde haince;
gecmek bilmeyen, gecelerime cizilen zamanin icimdeki atesi esliginde…
O anda, mevsim tekrar donuyor kis’a
Gercegin aks’i vuruyor yuzume kelebek telasimin icinde
Nefes alamiyorum, olumun yakin seslerini duyumsarken,
Sonunda…
Alikoyuyor zaman zalim edasiyla;
ve artik biliyorum bilmedigini, korlarin icinde var ettigim
urkek, kirilgan ancak umutlu isiltilari nazli gizlerimimin…
Bilirim;
Yitik yasamlarin belki de sevdalarin golgelerinden baska birsey degil yuzune vuran,
icini yakan, korkutan…
klostrofobik kabuslari gece nobetlerinin, gizli huzunlerinin;
ve Nazim’in sevdasi Vera’ya hatirlanan sonu bilin(e)meyen…
Iste, tekrar gonca gullerin kadife teni dusuyor sakaklarina,
gecmek bilmeyen saatlerine, soguk yalnizligina…
bense alaca karanligimda ezberledigim ellerini animsayarak,
Uykuya daliyorum saklandigim “huzur”unda…
Comments
Post a Comment