Posts

Showing posts from August, 2007

30 Agustos 2007

Image
Biraktigin mirasini her zaman icimizde, goruntumuzde ve eylemlerimizde yasatiyoruz, yasatacagiz... Her gecen gun seni daha fazla "aniyoruz, anliyoruz". 30 Agustos Zafer Bayramimiz kutlu olsun... EG.

Save The Last Dance For Me!!!

Pazartesi sabahı ne yapıyoruzzzz??? Ekrana bezgin turşu gibi bakmıyoruzzzz, en yakımızdaki arkadaşımızı kaparak dans ediyoruzzzzzzz!!!!! (Büyüyünce animatör mü olsam ne!!! Animatörün kız şeysi "animatüre" sankim, şık bi sıfat ama dimi? Animatürelik (prematüre gibi oldu yaaaa!!!) attırasım var!!! e. ps. Bi sonraki hafta pazartesi sabahında kaş (kih kih) ve işaret parmağı egzersizleri ile programımıza devam edeceğizzzzz :)))

Evrim'le Senem'in Teyzesi: Tulay

Krakter Oyunculari: Evrim'in teyzesi : Tulay (Emekli ogretmen, tikli ve titiz, romantik) Evrim'in annesi : Turkay (Tulay'in ablasi, emekli ilkokul ogretmeni, hayati dalgaya alan bisi :)) Evrim'in Kuzeni (Arda'nin babasi) : Fatih (Rehber, baba, efendi) Evrim'in Kuzeni (Arda'nin amcasi) : Fahri ( Ankara fatihi, yolcu karsilama ve gondermede aranacak tek adam, kirpigin dokulse arayip olcekmiyim Fahri, sen doktorsun bilirsin kahrini cekebilecek potansiyelde sabirli) Yer: Bosch satan Arcelik bayi ve bizim ev Olay: Teyzem evindeki buzdolabindan sikayetcidir. Kucuk oglu Fatih'le (Arda'nin babasi) bir arcelik bayiine gider. Ilk once Arceliklere bakarlar, ayni beyaz esya bayisinde Bosch da satilmaktadir. Bosch'lara da goz gezdirir ve Fatih'e "oglum, teyzeni ara bi sor bakiim nasil oluyo bunlar o bilir" der. Fatih annemi arar. lililililillilililillilillililililiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii Annem: Efendim Fatih Fatih:...

Blog Vaziyetleri

Dün gece oturdum, düşündüm ve acaba bloğu kapatmalımıyım dedim!! "Bambaşka bir halim" benim aslında halet-i huriyemi ihtiva etmeyen bir sayfadır, (velhasıl; uydurukçuyum bemmmm :)) zaten kitap mitap fikri de var, * son tahlilde; dün kendimi aşka getirerek bloğu tüm kullanıcılara kapattım. Ancak bikaç arkadaşımın "nooluyoruzzz, okuyoduk ne güzel" şeklindeki telefonlarının ardından ve sonra bloğunu takip ettiğim herkesin e-postasını bilmediğimi sezerek bu kararımdan vazgeçtim... Tamam be, itiraf ediyorum: Külliyen saçma bi girişimdi benimki!!!! :D *feminist ruhla basım rekorları kırmayı planlarken, pek hazzetmediğim A.Altan'a ne verip veriştirip reklam yapsam da spekülatif yollarla "Evrim" dedirttirsem derdinde miyim? millet yermi, gerçi yeme potansiyeli yüksek seçim sonuçlarından anlaşılacağı üzere :)) derdindeyim!!!! e.

Uzaklara; Aragon'un Seslenişi...

Yine muzik,hep muzik, iyi ki muzik.... Zamanı nasıl yakalar insan? Bak unuttum, nasıl olurdu orada geceler? Umudun morcivert kapladığı dar bir alandayım Bilir misin? Birçok kez yitirdim denizde kendimi, sonra; Uzaklarda tek başıma rüzgarın boşluğunda sürüklenip durdum, Rize'nin çay bahçeleri, Betüşüm ve zamanı yakala(ya)mamanın bitip tükenmeyen kadim hüznü... Çok gençtim, Buzuki'yi nasıl severim Seferis'in güfte-i meşk ettiği saatlerde; "Işıkta üç kırmızı güvercin, alın yazımızı çiziyor kehribar tonlamalasi renkleriyle, zerafet-i hüsrana uğrattığın tavrınla senin." Oysa; Sunaklar yıkılırcasına herşey unutuluyor, bırak bırakabilirsen dedim, dolaşsın ellerin... O eski kareli defter, tek tek sayfalarına baktığın, benimse yazmaktan bıkmadığım, en üstüne iliştirdiğim kalın tükenmez notlarım sadece sana yazılı, sadece seninle anlamlı... Biliyor musun, kırık yıldızları arıyorum gökyüzünde; Hisar'da, Beşiktaş vapur iskelesinde, Ada'da, ve bir bebeğin o güzel gözl...

Biliyorum ordasin;

Image
Baskaldiran umutlu ruzgarlarin kanima isik kuleleri diktigi yerde, sessizce agliyorsun... "Bizim hicbir hurriyetimiz yok; Hicbir hurriyetimiz, Ne calismak, ne konusmak, ne sevismek. Sen orada bagrina bas dur en buyuk cileyi, Ben burada en buyuk cileyi doldurayim, Ekmege muhtac, hurriyete muhtac, sana muhtac. Sen orda dalinda koparilmis zerdali gibi dur, Ben burada zerdalisiz bir dal gibi durayim." A,KADIR

Bugun;

neredeyse 5 saat araliksiz suren toplantida patlayacak durumda olma psikolojimin ardindan..... e.

Rating Rekorlari Kiran Evrim Halamin Bloguna Sevgilerimle... A.A.

Image
Halamin blog takipcileri; Beklenen resimlerimi yoğun istek üzerine artik tüm kamuoyuna ilan ediyorum... Iste amcam!!!(Lacin ablam ona Fahri dayi deeeerrrr!!!!) Beni kucagindan hic birakmayan babam Fatih!! Hey babaaaaa, amcaaaaaaaaa! Beni Istanbul'a goturunnnn!!! Evrim hala cok yogun calisiyo, onunla da kamera karsisina gecmek istiyorum!!! Sevgilerimle Arda :)

Vaziyet Kriterleri..

Iki hafta once, bugunlerde oldukca popiler olan "secret"i bitirdim ve artik sunun cok farkindayim; pozitif psikolojide olma zorunlulugum var!Ya neden??? Evreni dolasan dusuncelerim yine ayni frekansta bana donuyorsa, canimi hic sIkamayacakmiyim be!!! Ufyaaa!!! Simdi vaziyetin kriterlerini degerlendirelim: 12. gun oldu, izinsiz gunde 11 saat calisiyorum, ve bugun birdahaki iznime 7 gun oldugunu ogrendim, cidden franboazli pastami elimden alsalardi bu kadar kahrolurdum, Belirsiz bir vaziyet var evin icinde; lacin, macin alayi gergin, Buyuyunce politikaylami ugrassam sevdasi basladi simdide (ayran gonullumuyum ne!!!!). Tozunu attirasim var!! Ogrenilmis caresizlik kabullenisine fikrimce actigim kalin parantezleri anlatasim var! Varda var yani... Doktora icin parmaklari kitledim, bekliyorum. Ne yapsam ne yapsam diye dusunmekten yakinda patlicam, soliiim... Genel kurul toplantilari, esnemekten bayildigim gectigimiz iki gun, bana buyuk umutlar asiladi ancak bunun tipik bir isletmeci...

Hatırla...

Image
Ufuksuz denizlerin vardı. İnanamadım; bilmediğin, görmediğin zamana koşarken, düşmekten korkmadın "yaşam oyunu, biliyorum" diyerek. O an kendimi, senelerimi seyreder oldum, gurubunun dar vaktine, cesaretine bakakaldım.. Halbuki biliyordun, Amat'ın inceliğinde hüzünlere boğuyorum kendimi sen ne kadar çekmek istesende anlıyordun... Alçakgönüllü zerafetinde ASAF'la konuşup, NECATİGİL dinliyorum, Çiçek açan mevsimlerin ıhlamur ağaçlarının altında sen: "Bak rıhtımdaki iskelelerin saçakları yansıyor sulara, kalk denize koşalım" derken Bilmiyorsun, koşardım ama artık değil! Sebepsiz ağırlığında ruhumun, "Korkuyorum".... Ve; Ey yaşam!!! ne keskin yüz çizgileri, ne inandırıcı yüzler, nede mal mülk istiyorum senden; tedirginliğim bal ve acının tadıdır benim için derken, Henry Michaux'den uzak ülke notalarının anımsattığı bir yeganelik mevzubahsolan sana ve bana, ve fısıldıyorum gözlerim kapalı; Hatırlıyorum, Hatırlamalıyım, Hatırla, Hatrl, H.... duymuyo...

Arda Bebek :)

Image
Hala oldum :)) Hatirliyorum da cocukken ayni sene cocuklari olarak uc kuzen toplanirdik, Onur ve Fatih'le araba yaristirip futbol oynadigimiz gunleri nasil unutabilirim? Simdilerde kocaman olduk, ogretmen olduk, kardes olduk, can olduk, gorebildim... Dilek ve Fatih'ten gelen en guzel hediye :) Arda bebek; Iyi ki dogdun.. Unutma ki yasam bir mucadele her daim, Sevgi tek jokeri bu oyunun... Bazi seyler ilk defa yasanir varligin gibi, Bu hissi bana ve en basta anne-babana yasattigin icin tesekkurler, Isminle, anne-baba diyecegin "can"larinla yasa guzel bebek. Seni seviyoruz... Evrim hala :))

Helenistik attirasim var!!!!!!

Okulda sahane HR'ci olmanin basinda isgorenleri dinlendir odullendir falan diyolar, daha motive takilsinlar diye (hikaye olum bunlar hikayeeeeeee)!!! Bende bi gariplik var galiba cunku izin sonunda bugun ilk defa gittigim isyerinde baktim sahsima munhasir (ehem ehem) motivasyon sifir!!! Hala (bi parca Izmir'lilik varya kanimizda) bodrumda olsammmmm, soole helenistik bisiler attirasim var moodundayim... Sanki 20 gundur iki seksen yatan, ucan, kacan, hoplayan, ziplayan ben degilim... Netice itibariyle, kendimle dalga gecer bir halet-i ruhiyeyle; olay mahalinde sube muduruyle papaz olma riskini de goze alarak (ki asla yakistirmazlar, dis temsilcilik yaptik ya :D bi ara atese konsolos monsolos muamelesi goruyomus hissiyatindaydim vesselam) mirin mirin tum gun bahsi gecen sarkiyi soyledim alacasi icinde fesat etimi bukup morartmislar vaziyette.... e.