Vaziyet Kriterleri..

Iki hafta once, bugunlerde oldukca popiler olan "secret"i bitirdim ve artik sunun cok farkindayim; pozitif psikolojide olma zorunlulugum var!Ya neden??? Evreni dolasan dusuncelerim yine ayni frekansta bana donuyorsa, canimi hic sIkamayacakmiyim be!!! Ufyaaa!!!

Simdi vaziyetin kriterlerini degerlendirelim:

  1. 12. gun oldu, izinsiz gunde 11 saat calisiyorum, ve bugun birdahaki iznime 7 gun oldugunu ogrendim, cidden franboazli pastami elimden alsalardi bu kadar kahrolurdum,
  2. Belirsiz bir vaziyet var evin icinde; lacin, macin alayi gergin,
  3. Buyuyunce politikaylami ugrassam sevdasi basladi simdide (ayran gonullumuyum ne!!!!). Tozunu attirasim var!! Ogrenilmis caresizlik kabullenisine fikrimce actigim kalin parantezleri anlatasim var! Varda var yani...
  4. Doktora icin parmaklari kitledim, bekliyorum. Ne yapsam ne yapsam diye dusunmekten yakinda patlicam, soliiim...
  5. Genel kurul toplantilari, esnemekten bayildigim gectigimiz iki gun, bana buyuk umutlar asiladi ancak bunun tipik bir isletmeci manevrasi oldugunu okulda teorik olarak ogrenmis olmamin "down" sendromuyla yuzlesmeyi kabullenmeli miyim????

Gelde canini sIkma!!!! Baslarim evrenine, frekansina.... Su ahval ve seraret hatta hiyanet dolu secenekler icinde pozitif enerji gondercem diye kasiyorum!!! Bide NLP ve meditasyonla ilgileniyoruz ya, dusunerek annemin senelerdir kafama deger alcakliktaki avizesini yere dusurme plani, falan falan gibi ihanet manevralari frekanslari gonderiyorum asil evrene, vicdan azabi be!!!! (tipik sehir kulturu kadin modeli, ufya)!!!
Artik ne desem bos!!!
Varin dusunun hale-i ruhiyemin muktedir oldugu elemiiiii...

e.

Comments

  1. Anonymous11.8.07

    Patrona çaktırma paso oyun oyna :)

    ReplyDelete
  2. Ne olursa olsun pozitif düşünmek önemli bence, hayata daha olumlu bakmak güzel bence...

    Her sabah yataktan çıktığında, yeni günün bir öncekinden daha güzel olacağını düşünmek çok güzel bence...

    Hepsi geçecek... Herşey gececek...

    Sabır...

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

Dilerim ki...

Practise, practise, practise...