Uzaklara; Aragon'un Seslenişi...
Yine muzik,hep muzik, iyi ki muzik....
Şimdi imgelemimde düşlediğim bir soru
Unutulmuş mevsimlerin içinde ağlayan kadınlar mıydı yoksa erkekler mi?
İnsan umutla yaşar, umutsuzlukla değil!!...
O isyancı coşkuyla
soluk alır her çaresizliğin içinde var ettiğin gizli yeşil çizgileri,
Soluk alıp verir; sadece sende ve bende,
O eski gramafonda, eski plak dönüp dursa bile...
Ve Çetinkaya'nın dizeleriyle sonlamalı artık nesirin pek ince zerafeti...
"Tan ağarırken gittin,
Güneş gülümsüyordu umuda umutsuzluğumda,
Balkonda bir başımaydım, başım ince parmaklarımın arasında,
Gitmekla kalmak, göndermekle çağırmak arasında ara bir makamda
Ilık rüzgarlar esti ardından"
Zamanı nasıl yakalar insan?
Bak unuttum, nasıl olurdu orada geceler?
Umudun morcivert kapladığı dar bir alandayım
Bilir misin?
Birçok kez yitirdim denizde kendimi, sonra;
Uzaklarda tek başıma rüzgarın boşluğunda sürüklenip durdum,
Rize'nin çay bahçeleri,
Bak unuttum, nasıl olurdu orada geceler?
Umudun morcivert kapladığı dar bir alandayım
Bilir misin?
Birçok kez yitirdim denizde kendimi, sonra;
Uzaklarda tek başıma rüzgarın boşluğunda sürüklenip durdum,
Rize'nin çay bahçeleri,
Betüşüm ve zamanı yakala(ya)mamanın
bitip tükenmeyen kadim hüznü...
bitip tükenmeyen kadim hüznü...
Çok gençtim,
Buzuki'yi nasıl severim Seferis'in güfte-i meşk ettiği saatlerde;
"Işıkta üç kırmızı güvercin,
alın yazımızı çiziyor kehribar tonlamalasi renkleriyle,
zerafet-i hüsrana uğrattığın tavrınla senin."
Buzuki'yi nasıl severim Seferis'in güfte-i meşk ettiği saatlerde;
"Işıkta üç kırmızı güvercin,
alın yazımızı çiziyor kehribar tonlamalasi renkleriyle,
zerafet-i hüsrana uğrattığın tavrınla senin."
Oysa;
Sunaklar yıkılırcasına herşey unutuluyor,
bırak bırakabilirsen dedim,
dolaşsın ellerin...
O eski kareli defter, tek tek sayfalarına baktığın,
benimse yazmaktan bıkmadığım,
en üstüne iliştirdiğim kalın tükenmez notlarım sadece sana yazılı,
sadece seninle anlamlı...
Biliyor musun, kırık yıldızları arıyorum gökyüzünde;
Hisar'da, Beşiktaş vapur iskelesinde, Ada'da,
Sunaklar yıkılırcasına herşey unutuluyor,
bırak bırakabilirsen dedim,
dolaşsın ellerin...
O eski kareli defter, tek tek sayfalarına baktığın,
benimse yazmaktan bıkmadığım,
en üstüne iliştirdiğim kalın tükenmez notlarım sadece sana yazılı,
sadece seninle anlamlı...
Biliyor musun, kırık yıldızları arıyorum gökyüzünde;
Hisar'da, Beşiktaş vapur iskelesinde, Ada'da,
ve bir bebeğin o güzel gözlerinde fırtınaya tutulmuş denizlerde...
Şimdi imgelemimde düşlediğim bir soru
Unutulmuş mevsimlerin içinde ağlayan kadınlar mıydı yoksa erkekler mi?
İnsan umutla yaşar, umutsuzlukla değil!!...
O isyancı coşkuyla
soluk alır her çaresizliğin içinde var ettiğin gizli yeşil çizgileri,
Soluk alıp verir; sadece sende ve bende,
O eski gramafonda, eski plak dönüp dursa bile...
Ve Çetinkaya'nın dizeleriyle sonlamalı artık nesirin pek ince zerafeti...
"Tan ağarırken gittin,
Güneş gülümsüyordu umuda umutsuzluğumda,
Balkonda bir başımaydım, başım ince parmaklarımın arasında,
Gitmekla kalmak, göndermekle çağırmak arasında ara bir makamda
Ilık rüzgarlar esti ardından"
e.
Böyle güzel yazıları her zaman bekliyoruz...
ReplyDeleteEvroşum bu ayzı kimin sen yazdıysan düşüp bayılcam şurada :)
ReplyDeleteAşk ne güzel bişimiş! Aşık olmasam bu güzel yazı bir kulağımdan girer diğerinden çıkardı. Seninde dediğin gibi evrim ablacığım ben Melatciim.. Ama ağaçlar, kuşlar, sevişen kumrular hayat güzel yaşamak güzel. ay ne oldu bana yaw. Benliğimimi kaybediyorum ne?! Eee ama bukadar şeyden sonra konuyu şöle toparlıyabilirim gerçekten insanın aklına ve kalbine hitab eden bi yazı mükemmel benzerlerini ve yazdıklarını bekliyorum.
ReplyDeleteAhmet bey evladım,
ReplyDeleteteşrif ettiniz nihayeth!!!!!
BEN SANA HERKESİN İÇİNDE BANA ABLA DEME DEMEDİMMİİİİİİ!!!!!!!
Sen elbet bir fuar günü elime düşersinnnnnn!!!
Aşk meşk sizin uzmanlığınız Ahmet bey evladım, bizim ne haddimize!!!
Kadayıf ikram edeniniz çok olsun diyoruuummmm!!!
Sen anladın onu :D
Ne de güsel şarkıdır bu Sertab'ın sööledii... ne oluuuur aç kapıyı yine tat yüreğim acıyı... kolay mı sorarım??? ne yapsam yanarım...
ReplyDeletebu arada bence çok güsel esinlenmişsin Çetinkaya'dan ellerine sağlık ;)
Bu yazı genel anlamda Hikmet ÇETİNKAYA (ki çok severim, yazdığı her kelimeye hayranım)'dan etkilenen e.'nin yazısıdır. :)
ReplyDeleteDüşüp bayılma benim arşivde daha iyileri var bence :))
Bu arada maillerini aldım,
oh olsun, süper olmuş!!!!
Ayrıca, tesekkurler Gokce...
Bende severim :)) o sarkiyi..
Cok zarifsin, yorum icin teskkur ederim...
Kocaman öperim :D