Posts

Showing posts from March, 2008

Tarantino Kimdir?

"Quentin Jerome Tarantino", bilinen ismiyle Quentin Tarantino, yonettigi filmlerdeki uygulamalariyla ozgunlesen ve benim oldukca basarili buldugum bir yonetmen. Bruce'un (cocukluk kahramanim) basrollerden birini oynadigi "SinCity", ayrıca "Rezervuar Kopekleri" ve tabiki "Kill Bill" bence O'nun hakli sohretini pekistiren yapitlar. Iste Japon ve cizgi roman kultur birikimini cektigi her filme yansitan Tarantino hakkinda gerektigi kadar ayrintili ancak kisa bilgiler : Gerçek Adı: Quentin Jerome Tarantino Doğum Yeri: Knoxville Tennessee Doğum Tarihi: 27.03.1963 Onu Ünlü Yapan Ne? Yönetmenlik kariyerinde ayrıca senaristlik yaptığı Rezervuar Köpekleri (1992) ile ünü yakaladı. Ödüllerinden Bazıları: 1992: Catalonian International Film Festival - En iyi yönetmen, Reservoir Dogs 1992: Catalonian International Film Festival - En iyi senaryo, Reservoir Dogs, Roger Avary ile birlikte 1992: Stockholm Film Festivali - Bronz At, Reservoir Dogs...

Sabite'ye notlar:

Bir daha kimsenin bloguyla yamali bohca diye dalga gecmeyecegim :)) Ablama satasmayacagim ve ablami icirmeyecegim. Her GS - FB macindan once iddiaya girecegim. En son mac nelere kadirdi bilsen :D Kep giyme toreninde cubbeyle basket oynayacagim. Doktora boyunca musterih ve sogukkanli olacagim. Beni besleyen kaynaklardan ruhumu yoksun birakmayacagim. Kitabi bitirecegim. Lacin'in kariyer planindan sualti arkeologu olma secenegini cikarmasi icin ikna calismalarina baslayacagim zira annesi acik tehtit ediyor. Closer'i bir daha izleyecegim. Selam ve sevgilerimle. e.

Sineklidag'da Kesanli'nin Destani

Image
Haldun Taner’in yazdigi Yalcin Tura’nin muziklerini besteledigi, Yucel Erten’in yonettigi destan, ilk kez 1964 yilinin Mart ayinda Gulriz Sururi – Engin Cezzar Tiyatrosu tarafindan sahnelenen, sonrasinda bircok kez farkli tiyatrolarin repertuarinda yer alan Turk Tiyatrosu’nun bazi elestirmenlerce "kult" oyunlarindan biridir. Son olarak IBB Sehir Tiyatroları’nda 1987 yilinda sahnelenen Kesanli Ali Destani, 50’li yillarin Turkiyesi’nden bir kesit alirken, bu kentlerin birinin varosu olan Sineklidag’i ve burada yasayan insanlarin oykulerini konu eder. Bu toplumsal peyzajdan bir Turkiye panaromasi cikaran oyun, gundelik hayatin yani sira iktidar, cikar iliskileri ve dolayiminda gelisen olaylara da eglenceli bir yaklasimla deginiyor. "sinekli dağ burası / şehre tepeden bakar / ama şehir uzakta / masallardaki kadar.." Guzel sanatlarda okudugum yillardan, hatta daha da eski Sururi ve Cezzar'in performanslariyla TRT'de ilk defa izledigim ve buyulendigim oyun "b...

Kisisel Bir Ileti

Sevgili gunluk, kisisel yayin organi, herneysen; Seni kisisellestiriyorum; bundan sonra adin "Sabite" bilesin. Selam ve sevgilerimle. e.

ACIL... ACIL... ACIL...

Herkes siber alemde birbirini ebeleye sobeleye dursun, sacma sapan ve dusunmeden, akilsizca, seviyesizce yazilar yazsin ben inatla ayni seylerden bahsetmeye ve sesimi duyurmak icin cabalamaya devam edecegim! Malum aklin yolu bir! Neyse... Muhim bir yazarin dillendirerek kaleme aldigi gibi, mankurtlasiyoruz, hemde tahminimizden cok daha hizli! Bunlari yazmak gerek biryerlere; acil yazmak! Bu, sahit oldugum ve tehlikenin uzaklarda degil, farkinda olmadigimiz kadar dibimizde oldugunu aciklayan bir yasamislik. Isyerine gittim, yer bulma cabasi icine girmeden (hayret!!) tek manevrayla park ettikten sonra isyerimin alt katindaki markete girdim. Kahve, mahve, rengarenk caylarimi aldiktan sonra kasaya geldim. Bir kadin bir on sirada alisverisini hesaplatmaya baslamisti. Sepeti oldukca dolu (ki cok dikkat etmem boyle seylere, genelde dikkatimi ceken kasalarin onundeki ciklet reyonlarindan gozume kestirdigimi inceleyerek "bu sefer hangisini denesem ki" sevinciyle ciklet secmek olur) ka...

Bardagi tasiran damla!

Bir baska aldatilis oykusu ve bir baska aska inancin kaybolus senayosu. Aktor ve Aktriss ayni; bir kadin ve bir adam. Aldatmak neydi, ya da aldatilmak? Gitmek neydi ya da gonderilmek? Nefesinin sen olgunu bilmek neydi? o zaman simdi yasamiyor muydu? Yalan ve yalanin icinde yasamak neydi? Hep ayni silsile-i merasim sekilde gelisen aldat(il)ma oykulerinin kimbilir kacincisini yaziyorum!! Siz "artik hicbir kadina guven(e)mem, inan(a)mam nidalari okurken arkaniza donup bakmadan bir diger kandirmacaya kosmanin kalkanini takiyorsunuz aslinda. Cok ofkeliyim, cok. Her okudugum, duydugum, sahit oldugum oykude nefretim biraz daha artiyor. Yeter ya, yeter! Yeter artik beyler, etrafima zarar vermeyin! Hele "ask"i agziniza alip lutfen kirletmeyin, basitlestirmeyin, cirkinlestirmeyin!

Pazar hissiyati...

Bu sehre ilk geldigimde minicik bir kizdim; yas 6. Kolay mi bumbuyuk bir kenti minicik zeytin gozlerle tahlil etmek?? Iste bu sehre ask, hayranlik, tutku o zaman basladi. Babisimin isaret parmagindan tutarak goturuldugum ilk tiyatro oyunu "Visne Bahceleri*"nden ziyade anlamadigim hicbirsey yoktu bu bumbuyuk dunyanin icinde. Kaybedil(e)meyen ve benim daha o cocuk yaslarda dikkatimi ceken ilk sey, her yone dogru sureklilik arz ederek hareket eden cisimlerin nasil olup da birbirine degmeden yollarini bulduklariydi. Sene 1986 - 2008. Hey gidi gunler hey! Simdi; doganin tekrar canlanmasiyla, eski bir sahil kasabasinda erik agaclarinin cicekleri esliginde denizi seyreyliyorum. Her santimetrekaresine hayran oldugum sehrimin; tarihi, kulturu, sanati, dogayi, denizi, kita(lar)i...nasil bu kadar icinde tasindirdigini, tasmasina ragmen dokulenin yerine nasil bu kadar cabuk yenisinin yerlesebildigini in(a)namadan sindirilyorum. Bu kadehten icmenin dingin sarhosluguyla ufka daliyor gozler...

Brand new thing :)

Yeni adresime hosgeldiniiiiz. Iyi ki geldiniz :) Bir suredir kapanip acilan, sonra over decleration sayfasi seklinde suren sancilarin ardindan, olacagi buydu! Selam ve sevgilerimle. e.

Gölgelerin Gücü Adına...

Gölgeli bir İstanbul akşamı. Hava ayaz mı ayazzzz şarkısı mırıldanırken yağmur çiseleyecek saçlarıma, dışarı çıkmaya göreyim. İşte o an She - ra, ki Princess of Power da derler, edasıyla terk etmeli iş görülen mahali! Hediye kutularına benzeyen dikdörtgen prizma şekliyle her gördüğümde mutlu olduğum tekerlekliye (dublex) ulaşana kadar direnmeli! Sabah güneşli havaya aldanıp düdük gibi çıkılan eve mümkünse anahtarla girilmeli ki, hoca hanım yakalamasın.. Macera devam edecek.. Selam ve sevgilerimle... e.

Sener Bey'den (Sen) "ask" tanimi:

Asik olursun, kosarsin pesinden. O kacar, sen kovalarsin. Tekrar kacar, tekrar kovalarsin. Kac, kovala oyunu icinde birgun o senin oluverir! ininininininin. Sonra; koyarsin eve, oh beee dersin. Kurtulursun asktan! :)) Cok guldum. Bir de kendisinden dinlemeniz lazim tabi, gozunuzde canlandirmaniz cok zor olmasa gerek :)) Selam ve sevgilerimle. e.

Taklitlerimden

sakınınız! Bilen (ya da yaşayan mı demeliyim!!) bilir, benzerler ve taklitler asılları güçlendirerek yaşatır. İş, güç, küçük bir dinleti, kitap.. Bu aralar iyice dağıldım, toparlanmak için zamana ihtiyacım var; yakında yazarım. Selam ve sevgilerimle. e.