Butik "deneme"ler platformu serisi: Murekkep Testi; Rorschach

İnsan, kendini gösteren, kendi ile ilgilenen her şeye özel bir ilgi gösterir ve anlam yüklemeyi sever. Bu yüzden aynalar bize bizi gösteren önemli nesneler olarak hayatımızda yer edinir, anlam kazanır. Bu nedenle aynaya baktiginizda gordugunuz yansimanin size ne hissettirdigi ve o yansimaya bugune kadar neleri sigdirdiginizi sizden baskasi bilemez, bilmemelidir de. Yasam eylemlestirdigimiz sacmaliklar, pismanliklar, med-cezirler, secisler ve kaybedisler butunudur*.

"Yasadigim hicbir saniye bana pismanlik hissettirmedi" diyen bazilarina
o nedenle mi merak ediyorsun?
hatta
peki bu nedenle mi vicdanin seni pisman olduklarina cekiyor? ve mutsuzsun?"
sorularini yonlendirmeli icinin sesini duymayacak kadar sagir oldugunu bile bile!

Beni soracak olursaniz, secimlerim vazgecislerimi tetiklediginden ve on yargilarim (psikolojide sadece "bilen" kisilerin on yargi gelistirebildikleri kuramina dayanarak)genel gecer yargilarima donusme egiliminde oldugundan, vicdanimin durulugundan emin ancak gecmis eylemlerimden pisman olup olmadigimdan emin degilim. Yasamimin aci veren bolumlerini tecrube haneme "arti" olarak yazarak "akilli insan yasadiklarindan ders cikaran, daha akilli insan baskalarinin yasadiklarindan da ders cikarabilendir" lafini sindirme cabalarinda yoluma devam etmekteyim.

Pisman olunan ya da aci veren, tuketilmemis ve yarim kalan her ne varsa bunun nedeni sorunun oldugu vakt-i zamanda cozulemeden sineye cekilmis ve ustunun kapatilmis olmasidir. Halbuki ustunu zamanininda kapattiginiz her hadise sanliysaniz 50'li yaslarda ve artik unuta unuttura "kisa metraj"a donusserek, son tahlilde daha da acitarak karsiniza cikar.

Bir baska durum tahlilini de Sosyal Antropolog kimligimle su cumlelerle ozetlemek isterim. Kulturumuzde gozelemledigim en onemli davranis modelinin "durustluk" ve "acikligin" kabul edilemez oldugudur. Misal bir iliskiyi ele alalim, tipik; bir kadin ve bir adam ya da iki adam ya da iki kadin, netice olarak duygusal bagliligi olan iki insani kastediyorum. Kadinin "her zaman yanimda olacak misin?" sorusuna adamin verdigi cevabin "yalan" oldugunu bilerek iskalamasi ve hatta kendini inandirarak hadiseyi "fiiliyatta gormemesi" cok olagan disi degildir. Sener Agabey'in (Sen) dedigi gibi "seversin, kavusamazsin "ask" olur" lafinin ardinda yatan felsefeyi cozmek bu teoriyi pekistirmek acisindan cok da zor degildir.

Adam askta cesaretsiz oldugu icin kadina "her zaman yanindayim" der o ve yaninda oldugu her saniye askinin metamorfoza yani negatif evrilmeye ugrayacagini bilir; elinden tutmaz, tutamaz cunku manen ve hatta madden baska sulara yelken acmistir, imkansiz olani ve asla kavusamayacagini gozune kestirir. Halbuki kadin adamla yasadikca asik olur, yapisi geregi o, askini pencere onu feslegenleri gibi buyuterek yesertir, umutlandirir ve mutlandirir.

Boyle bir yaman celiski icinde dusunulur; murekkep testi ip baskisi gibi simetrik midir? Tabiki "hayir"dir; murekkep testi farkli sulara yol alanla yol alani baglayanin hikayesidir.

Selam ve sevgilerimle.

*Gökçe İspi Turan

Comments

  1. Öncelikle teşekkürler.:))

    Geçmişimde çok şey yaşadığımı düşünüyorum. İyisiyle kötüsüyle bir sürü şey. Ama ben hiç bir zaman keşke yapmasaydım, keşke yaşamasaydım demedim. Bugünden sonra da demem sanıyorum. İyisiyle kötüsüyle şu 36 yıla sığdırdığım herşeyi iyiki yaşamışım. Benim şimdi ben olmamı sağlayan geçmişimde yaşadıklarımdır. Ben "pişman değilim" yaşadıklarımdan.

    Şener Şen'in söylediği "seversin, kavuşamazsın aşk olur" sözünü ben şöyle değiştirmek istiyorum. "Seversin, kavuşursun aşk olur". Kavuşmazsan hiç bir şey olmaz, mazide bir anı olarak kalırsın. (Buna anıda diyebiliriz yeni bir tecrübede)

    ReplyDelete
  2. Anonymous3.12.08

    Mutsuzluk artık günübirlik birşey olmaktan çıkıp kalıcı birşey olmaya başlamışsa bunun şüphesiz ki geçmişle yakın bağları var demektir.Buna kimi zaman açılmamış bir telefon,yazılmamış bir mesaj yada verilmiş bir karardan geri dönme isteği sebep olabilmektedir...

    Hayatta her zaman pişmanlık olacak sürekli keşke diyip duracağız.Bu pişmanlıklar ve bu keşkeler hep mutsuzluğun açığa vurulması demek olacaktır.Ne zamanki hayat yoluna girer o zaman bu pişmanlıklar unutulur ve o zaman keşkelerin yerini artık iyikiler gülüp geçmeler alır...

    Bana gelecek olursak zaten yukardakiler benim üstümden yapılan genellemeler.Pişmanmıyım evet geçmişe dönük pişmanlıklarım var...

    Günün sözüne gelecek olursak;Şener şeni bilmiyorum ama orjinali
    Seversin alırsın karın olur,seversin alamazsan kara sevdan olur..(Aşık VEYSEL)

    Aşk budur...
    Üstada söyleyecek söz bulamıyorum....

    ReplyDelete
  3. Dağıttınız beni! Zaten kırmızı kampanyası sayesinde kıpkırmızı geziyorum!! Yeni bir açılım olarak MUDO mağzalarında kampanyanın üniteleri açılıyor, bugün İstinye Park'ta gerçekleşen basın toplantısıyla ilkini gerçekleştirdik.. :)) Kırmızı artık önüne geçemeyeceğim hızda ve boyutta :)) Mutlanıyorum :))
    - ve kanka: Pişman değilmiş, peh!! Ablaları listelememi yasakladığın (tehtit ederek, cebren ve hileyle) için sadece "yeppp" yazarak seni geçiştiriyorum!
    - ve Selçuk: Postun bitirdi beni hocam! Özenle yazdığın her yoruma teşekkür ederim. Günün sözü içinse, Şener ağbi'nin yalancısıyım. Pek güldürmüştü bir akşam beni :)) Aşık Veysel felsefesini literatürüme kazandırdığın için ayrıca teşekkür ederim. Post mükü olmuş, çok içten ve katıksız :)) Tipppnot: Yarın 5 Aralık, rapor hazır, iflahlarını keseceğim... Selam ve sevgilerimle :))

    ReplyDelete
  4. Ben yasak koymadım, hatırlamıyorum öyle bir şey...:)) Hem niye yasak koyayım ki, onlarda geçmişte yaşanmış ve pişmanlık duyulmayacak şeyler...hehe

    Bu arada hocam gerçekten bende bittim son postuna...

    ReplyDelete
  5. Anonymous14.12.08

    ...ne diyim şimdi,bayram da geçti:)

    ReplyDelete

Post a Comment

Popular posts from this blog

Dilerim ki...

Practise, practise, practise...