Posts

Sinifff.....

Image

Ekip....

Image

Sultanahmet Gezginiiiii....

Image
Fakulteden bir arkadasimla (Seran) nostalji yapalim dedik... Cigdem Pastanesiii, sahaflar, medresede icilen ada caylari, cennet'de yenilen yemek, macuncudan alinan sokak macunuu :)) Senenin son gunesli gunlerinden birinde hatirlanan anilar... Burdan buyrun efendim... Okulummm okulummm canim okuluuummmmm... Veeeeee Evrim Sultan karsinizdaaaaaa... Sevgilerimle e.

Bir Kitap, Iki Film...

Image
Toplumlar, çeşitli olgu ve olaylar karşısında niçin farklı davranışlar sergilerler? Yerken, içerken, alışveriş yaparken, konuşurken, severken, kısacası yaşarken neden her toplum birbirinden ayrılır? Bunun cevabı toplumların kültür kodlarında gizlidir. The Culture Code, antropolog ve pazarlama uzmanı Clotaire Rapaille’in, milletlerin kültür kodlarının çözümü için ilk kez kendisinin uyguladığı “keşif seansı” yöntemini aktardığı ve bu kodların çözümünün pazarlama için önemini vurguladığı bir kitap… ------------------------------------------------------------------------ Beyazperde meraklilarina... Gosterime girecek iki film... Karanliklar Ulkesi:Evrim Ispanyol sinemasinin basarili orneklerinden biri olacak diye bekledigim, 2006 yapimi: VOLVER

Ofiss...

Image

Seker Bayramiiiii....

Image
IYIIIIIII BAYRAMLAAAARRR! Sevgilerimleee... e.

Vintage Dance....

Al Pacino'nun baş rolünü bir "ama" olarak canlandırdığı "Kadın Kokusu"nun akıllara durgunluk verici tango sahnesini unutmak olanaksızdır. Arjantin sokaklarından günümüze buyüleyici bir "salon" dansı olarak evrilen "Tango"; aslında Buenos Aires'in kenar mahallelerinde yaşayan fahişelerin ve kabadayıların kendini ifade biçimidir; aşkın, yasağın, tutku ve şehvetin protest aktarımıdır. Tango, bedenlerin bir olduğu aşkın dansıdır, 19.yy başlarından günümüze dek süregelen, herşeyin bitip tükenmeye mahkum olduğu; duyguların kör, çıkarların öncelikli gözetildiği dünyalarımızda hiç ölmeyecek bir destanın adıdır.... Dansa ruhu veren tango müziği ise ahengin ve ritmin doruk noktasıdır; dansı figürlere içselleştiren kavga, nefret, haykırış, hüzün, melankoli, düş kırıklığı ve umudu barındırır. Tango, içinden çıktığı düzeni yansıtan, özünde tehlikeli bir yakınlaşmadır; pervasız, kışkırtıcı, heyecan verici, umarsız ve isyankar kadınla adamın buluşmasıdı...

Yagmuuuurrrrrr...

Image

Çelişkiii...

Vurma... Arın biraz gözündeki perdelerden Savunma, peki, ancak atma yerden yere Okullarında beraber okuduğun, aynı sokaklarda gezdiğin, Aynı türküleri dinleyerek büyüdüğünü harcama.. Genişlet düşlerini, yüreğini aç, Yıkma, yok sayma... Yazdıklarını savunacak değilim Buruk bir hisle dillendiriyorum tüm bu olanları ancak Kimilerince müebbete mahkum edilmiş bir yazarın bu kadar çok yerilmesine Artık "yeter" diyorum... Yaşadığı kentin melankolik ruhunu arayışında, Kültürlerin çatışması ve birleşmesini Kendi penceresinden gördüğünce yazdıysa... "Kim olursan ol, yeter ki gel" denen bir coğrafyanın çocuklarıyız nesillerdir Nasıl bir infazdır bu? Nasıl bir öfke? Düşün! amansız düşman demeden önce... Çıkarları doğrultusunda yapılmış sanatsa mevzubahis olan, Milyonlarca insan yaşıyor yurtdışında "aşağılık" dediğimiz yollarla sadece oralarda kalabilme hesabı yapan; ülkesini, ailesini, ırkını "satan"... Ancak ülkesi hakkında gördüğü ve okuduğu her ayrıntıda ...

Kucugum,

bu yuzden bir kucuk iz birakmak icin didinmem... e.

she returns...........

Bugunden itibaren, bu kadar isin arasinda, bir suredir gundemde olan 'gitmeeeee adnannnnnnn, yoksa havaya ucururumm tum yan komsulariiiii' adli kisa metraj turk filmi senaryoma geri donuyorum... e.

Sarkinin yaptiklari...

Defalarca yazdimm Eylul en sevdigim aydir diye.. Eylul sarkilari da hep huzunlendirir benii... Dun gece, belki de yillar sonra Alpay'in "eylulde gel"ini dinnedim, hem de ilk defa soylendigi performansiyla.. Seneler oncesine gitmek, cocukluguma, keyifliydi.. Ablamin konservatuar yillari.. Hey gidi gunler heeeeeyyy.. Mahallenin lastik atlama sampiyonu secildigim yazzz.. :))) vay beee.. ne rekorlar kirdim o sokak aralarinda, annemmi krize sokmadan ve asagiya indirmeden cikmazdim eve :) hatta eve gelir evdeki sandalyenin birine ve ayni zamanda konu mankeni olmak zorunda olan ablamin ayagina baglar atlardimmm, hatta bazen tek tarafli oyun olmaz diye ona da atlattirmaya calisirdim ablamin delirdigi dakikada ortadan yokolurdum tabeee.. zavalli benden neler cekti, hala da ceker... azme bakin!!! rekortmen olmak kolaymi??? mutemadiyen antremannnn... ablam da antranorum... :)) Bi sarki beni bu kadar yapabiliyo isteeee.. :)) Yazilarini okurken cok guldugum bi arkadasin dedigi gibi :...

son iki haftaaa...

bu kadar cok gelismenin ardindan basim donuyo artikkk.... terfii ettimmm.. kendi okulumda yenidenn okula basladimmm... acayip guzel dersler aliyorumm... deli gibi calisiyorum... sabah 7:15 de evden cikiyorummm aksam 23 gibi donuyorum... blogla ilgili hicbisi yapamiyorumm... vicdan azabi cekiyorum... ama coooookkkk mutluyum... e.

Tarih: 03.09.2006

Image
Sonundaaa... Dilek ve Kerem (kendisi abim olur :)) evlendiler... :)) İşte o annn... Thereee youuu goooooooo!!!...

Bakışşşş....

Image

evrim'in pazar motivasyonu...

Image
Bugün pazar... Biliyor musunuz? pazar günleri işe gelmeyi çok seviyorum, ortalık sakin, sokaklarda sabahın yedi buçuğunda düştüğüm yollarda kimsecikler yok... i pot'ta beverly craven, herkes uyurken Evrim paketinden yeni çıkmış sabahın ilk alınan gazetesiyle yollarda... Son iki haftadır pazar sabahları oldukça yoğun düşünselliklere boğuyor beni, aşkı aramakatan vazgeçmeliyim diyorum... aşk diye bişi yok diyorum çoğu zaman, yalan diyorum, kandırmaca... şarkıyı hatırla, şarkıyı hatırla Evrim!! "ben her bahar aşık oluruuuum, rüzgar olur yağmur oluruuuum, filizlenir anılarda gururuuuum, taşar içimden ruhuuuum, gönlümde sönen ateşiiiin, küllerini savururuuuum, kalbimdeki acelenin, peşinde ben kayboluruuuum!!" hakkeetttten motive ediciiii!!! :))) do not fool yourself!!! Kös kös otururken evde dün akşam "isn't someone missing me" diye bir şarkı sözü çalınıyor kulağıma ve hemen ardından "am i so insignificat??"... düşünüyorum... neye ya da kime göre değers...

Kitap...

Image
Ülkemizde "mankurtlaşma" kavramının ilk defa yazı dilinde var edildiği İkram ÇINAR'ın Mankurtlaştırma Süreci adlı kitabı, bir eğitimci ve akademisyen gözüyle ülkemizdeki ulusal kimlik ve kültür sorunlarına ışık tutuyor... Sosyal Antropolog kimliğimle okuduğum kitapta, yazarın kültürümüze yabancılaşma yaklaşımını, aslında değişimin değişmeyen tek unsur olduğu gerçeğiyle ele alabilmesi gerektiğini düşünmekle beraber şiddetle tavsiye ederim.... Mankurtlaşmak, ulusal kimlikten uzaklaşma, topluma ve kültüre yabancılaşma, zihnin yeniden inşası yoluyla bilinçsizleşme, egemen güçlere ve süper devletlere yaranmayı içeren sosyo - kültürel bir kavramdır. Kitap, (Atatürk dönemi dışında) iki yüz yıldır var olanı (elde kalanı) koruma refleksiyle hareket eden, dolayısıyla içine kapanıp adeta kendini lanetleyen bir toplum olmaktan çıkmayı öneriyor. Sevgilerimle... e.

Eylül...

Image
Eylül Rübai eylüle girdim eylüle girdim her ömrün bir eylülü vardır onca yaşadım şimdi bildim Murathan Mungan En sevdiğim aydır eylül.. Doğanın yumuşak rüzgarlarıyla hoşçakal dediği, zaman zaman gökyüzünün ağladığı, yaprakların renginin döndüğü, telli duvakların şarkılar söylediği, başlangıçların doğanın bitişinde var ettiği, içimdeki çocuğun haykırırcasına güldüğü ve bir o kadar da şımarırcasına ağladığı, sıkıca tuttuğu ama bırakmak zorunda olduğunu bildiği damıtılmış yaşamların birleştiği bir bütün... "Bir yerde biten, belki de başladığı yerde eylülün, vazgeçmelerin başlangıç noktası... Aslında yaşadıklarımdan çok farklı cümleler kurabileceğim yüzlerce kare var hafızamda" diyen, emanet, uzun siyah saçlı, iri siyah gözlü kadın... Kahretsin... Irvin Yalom'un dizeleri, psikanaliz, yeniliğe doğru uzanan el, yaşamı kemirip duran his... Bırak! kaysın avuçlarından.. e.

29.08.2006...

Kaybolmuş zamanların son anları, Aylardan Eylül yanıbaşımda... Aklımda Wilfred A. Peterson'un dizeleri: "Beni yavaşlat Tanrım! lakin son nefeslerim olacak bu soluduğum, Yüreğimin atışlarını düşüncemin sakinliğine rahatlat. Zamanın sonsuz görüntüsüyle hızımı azalt!. Bana, güncel kargaşanın ortasında, Tepelerin ölümsüz sakinliğini ver." "Yavaşlat beni Tan­rım! Bana ilham ver. Köklerimi, yaşamın katlanı­lan değerler toprağının derinliğine gön­dermek, Kaderimdeki yıldızla­ra doğru -daha çok- Büyüyebilmek için, Yaşamımın devamlılığı için... Yavaşlat beni Tanrım! e.

Yüksek yüksek tepelere....

Image
03.Eylül.2006/Pazar Betüşümmmm, gelinimmm, herbişeyim... İbocumm, eniştemm, laptop tamircimmm, yeğenlerimin babişi.... Hep sağlıklı ve mutlu olun, hep yüzünüz gülsün, aşkınız bir ömür boyunca hiç eksilmeden, artarak toprağınıza tutunsun.... Sizi seviyorummmm... e.