Posts

Showing posts from November, 2006

Bir Survey Calismasi... "Ticari Cinsel Somuru"

Yukarıda gördüğünüz sunum tarafımdan hazırlanmış olup, web tabanlı kaynaklardan derlenmiştir. Amac; sunumu yapilmis ve Mahmut PAKSOY tarafindan "ukalalik derecesinde kendime guvendigim" elestirisi verilmis bu calismanin daha genis kitleler tarafindan okunmasini saglamaktir. Konu 15 dakikalik bir sunuma sigdirilmak zorunlulugundan dolayi kisa tutulmustur. Bu odevi blogumda kendim hazirladim seklinde bir atif yapmama ragmen kendime mal etmem pek dogru olmaz kanisindayim. Dipnotlarda kalanlara, sufle verenlere, desteklerinden ve ilgili ozenlerinden dolayi tesekkurlerimi sunarim.... :) Iyi ki varlar... Sevgilerimle... e.

Öğretmenler Günü...

Öncelikle annem Türkay GÖZENER olmak üzere, bütün öğretmenlerin öğretmenler günü kutlarım.... Sevgilerimle.., e.

betus+evrim=?

Image
Betuuuuusssssss aaaartiiiiiiiii evriiiiiiiiiiimmmmm = :D
Yalniziz... Tecrubelerim, yasamin anlaminin bakislardaki kucuk ayrintilarda var oldugunu ogretti.. Kucuk seylerle mutlu olmayi, ancak asla kucuk gormemeyi, gozlerimin icindeki isiltinin hala varligiyla aska inancimi yitirmedigimi ispatlarcasina serznislerimin aslinda ne anlamsiz dipnotlara atif yaptigini ogrenmem uzun surmedi... Yanlis tadinindim kimi zaman, en yakinimdakiler tarafindan bile, donuk, boguk ve samimiyetsizligin icinde yillarca aslinda yasama olan askimin yaninda "asksiz" misim... ancak hala umutlu, hala kendime inancli, hala bagli... ilginctir, asklara karsi en acimasiz olanlar, aska en cok ac olanlardan cikiyor; siddetten en cok dertli olanlar tasiyor, linc histerisinin bayragini... Birakiniz, yapsinlar felsefesinin icinde gizli olan ve "ozgurluk" denilen aldatmacanin aslinda koca bir david copperfield oyunu oldugunu anlamam cok uzun senelerimi almadi... Sevmek gercekten birakmak miydi? hani su donup gelirse gercekten "o" senindir palavrasi...

Uzaklara...

Biz hep boyle gitmeleri duslememis miydik? Yikilmis koprulerin kullerini savurarak, ne kendini ne kentini tasiyarak yaninda... Alip basini gitmeyi... pusulasiz, menzilsiz... Deli miydik hakkaten...? Oyleydik.... e.

Yagmurun elleri...

Bu sabah piril piril bir gunese uyanan Istanbullular, oglen bastiran "saganak" la "singing in the rain" mooduna burunduler... Oglen disari cikamayarak kantin tostu yemek zorunda kalmis olsam da, kahvemle penceremin kenarinda yagmur damlalarinin tek tek camima vurmasini izlemek ve en sevdigim yagmur sarkisini soylemek cooook keyiflendirdi beni... Diyecegim o ki, mutlu oldum, damitildim sanki yagmurla... Iyi ki yagmur vardi, iyi ki ben kahvemle penceremin kenarindaydim, iyi ki Istanbuldayim.... küçücük bir bakışın çözer beni kolayca kenetlenmiş parmaklar gibi sımsıkı kapanmış olsun yaprak yaprak açtırırsın ilk yaz nasıl açtırırsa ilk gülünü gizem dolu hünerli bir dokunuşla hiç kimsenin yağmurun bile böyle küçük elleri yoktur bütün güllerden derin bir sesi var gözlerinin başedilmez o gergin kırılganlığınla senin her solukta sonsuzluk ve ölüm... Guzel sarki???? Super sarki.... :D Sevgilerimle... e.

Son....

Image
Uykusuz gecen gece, kitap aralarimla basbasa… Ilham verdin yine; kelimelerime, topragima, geceme. Annemin hep soyledigi eski bir sarki olup Yerlestin sozcuklerime; Dun gece mehtaba daldim hep, Seni andim… Oyle bir an geldi ki, mehtabi…. Sen sandim. Tanrim, izahat ne kolay, konu buralara gelince… Cennetimin kapilarini kapattigim an sozcuklendirdim sayet anlayabilseydin… ne gozumu alabildim, ne goze alabildim Nedenleri bahane olan uzun yollarin basi sonu belli degil! Ve Tahsin Sarac’in dizeleriyle bulusuyor gozlerim, dolunayin aydinligiyla beslenen uykusuz gecemde… Sevmek, bir bakima, zamanini vermektir Zaman aralarini doldurmak degil Sabahlara birlikte uyanmaktir Ve yelin serinligini, gecenin gizemini Bakis bakisa duyumsamaktir… Dus bahcelerimde buyuttugum hayallerim ne kadar kirilganmis meger… Bir sufle kadar gercek, zamanli, unutamadigim İstanbul sokaklarindan ziyade Yasamimdaki herseyi yitirmemi goze aldigim koca binalarin arasinda tek basima var olacagima yemin ettigim sehirlerin ic...

Ful Yapraklari...

Image
‘Dünyada beni özleyen, sesimi duymak isteyen tek bir canlı dahi yok.’ Ful yaprakları, sesleri çıkmadığı halde hayata haykırmaya çalışanların oyunudur. ‘Orada kimse yok mu?’ Yaşam hiç bir evresinde kucak açmamıştır, koca şehrin ortasında, tek kişilik hücrelerinde yaşamak zorunda bırakılanlara. Tek yol kendilerine benzer birilerini bulmaktır. Ama ‘kendilerine benzer birileri’ de yoktur aslında. Çünkü o ortamda kendileri bile kendilerine benzememektedir. O halde gerçeği sanalın içinde eritmek ve de yeniden şekillendirmek gerekmektedir. ‘Ful Yaprakları’, hiçliğin kıyısında dolananların var olma ve hayatlarını yeniden yazma çabalarıdır. Oyun, ara dahil 2 saattir. Firsati olanlara tavsiye edilir, ben cok begendim... Sevgilerimle... e.

10 Kasım...

Image
Seni arıyorum, anıyorum, anlıyorum....

Spleen de Paris

Image
"Söyle, anlaşılmaz adam, kimi seversin en çok, ananı mı, babanı mı, bacını mı, yoksa kardeşini mi? -Ne anam var, ne babam, ne bacım, ne de kardeşim. -Dostlarını mı? -Anlamına bugüne kadar kaldığım bir sözcük kullandınız. -Yurdunu mu? -Hangi enlemdedir, bilmem. -Güzelliği mi? -Tanrıça ve ölümsüz olsaydı, severdim kuşkusuz. -Altını mı? -Siz Tanrı'ya nasıl kin beslerseniz, ben de ona öylesine kin beslerim. -Peki, neyi seversin öyleyse, olağanüstü yabancı? -Bulutları severim... İşte şu... şu geçip giden bulutları... eşsiz bulutları!" Paris Sıkıntısı Charles Baudelaire "nesirin sonsuzluga acilimidir ustadin dizeleri, ve aslinda yasamin hislerinin keninde var oldugunu anlamak, ve cennetin kapilari, ve bir vazgecisle tutkulanmak gizlice; gozlerini acmak yasama, umutla, yeniden, ve sana duam fisildar sessizce; ait oldugun huzurlu maviliklerinin derin sonsuzluklarinda ol...." e. Fotograf: Carlota, Paris '95

Huzur

istiyorum...

Girl thing :))

Image
Thanks Osnurrrrr... :)) Have a great Sundaaaaayyyyyy :)) Loves... E.

isn't someone missing me?

Image
Goodnight!! This is your 1:00am goodnight call to reality!!!

Karsinizda Huner ve LUNA :))

Image
:))

Cuban Dance..

Image
Dance Studio, Cuba 1998 Patrick Demarchelier

Kar'in ismi...

Image
Birakmak olmaz demek, sozkonusu eylemi gerceklestirmek kadar kolay midir? Neyi birakmamak sonra??? Yasami? idealleri? bugunu? yarini? Yasam istesem de beni birakmiyor, ancak Sucluluk duyuyorum bazen kendimden uzak birseyleri ozlerken... dusun bakalim neydi bana ya da sana cizilen dusundugunden cok daha dar yollarda... tutulamayarak tasan, guc donemeclerde tek basima savasan ben, agir aksak kaldim, kinandim, urktum, urkmeyi ogrendim ya da... Onumde yasaklar, direnmeye calisan, baskalarini hor gorurucesine kendine guvendigi sanilan ben, aslinda ne cocuktum, ne savunmasiz, ne tecrubesiz... Yazik, baskalari gibi olamadim... Omuzlarinda, parmaklarini saclarimin arasinda gezdirerek uyutmandi incinmisligimi o an istedigim, huzurlu bir aksam vakti... bahaneydi hersey, bahane........