Posts

Showing posts from December, 2006

News...

Yeni yilin son gunlerinde, Dunya gundemi yine bir diktatorun idamiyla sarsildi... Iste, sozkonusu haber dunya gundemini olusturan en onemli kaynaklardan birinden... Bu uygulama ile Saddam HUSEYIN kahraman mi yoksa katil olarak mi anilacaktir? Bir devlet buyugumuzun!!!!!, bir zamanlar sarfettigi "Asmayalim da besleyelim mi" felsefesi icerisinde, Imrali'daki arkadasa uygulanan muamele nereye dogru gidecektir bilinmez.... Gorecegiz... e. PS. BU ARADA GÜNÜN SÖZÜNÜ DE EKLEMEK İSTERİM: YENİ YILINIZ MÜBAREK OLSUNNNN....

Happy New Year!!!!

Image
Saglikli, mutlu, sevgileri sindirerek yasayacagimiz, yasamimizdaki herkesin kiymetini bilecegimiz ve ayni sekilde kiymet bilindigimiz, sansli, guldugumuz, incinmedigimiz ve tabiki incitmedigimiz bir yil olsun.... Iyi Senelerrrrrrrr....

Bisi Sorcam!!!

Image
Turkan Soray Kimdir?

Sonunda...

Nazmiye geldi.... :))))))) bunu soolicektim.... simdiiiiiiiiiiiiiiiiii; bisi sorcammmmmmmm!!!!

donulmez aksamin ufku...

uf yaaaa.... bisi soolicem!!!

Sehabettin ve Unal'in Maceralari.... I

Pencereden bakinca disariyi goremedigim kadar camur katmani sarmis bir ofis camina sahibim... bu konudaki muzdaripligimi kime soylesem diye dusunurken Sehabettin bey (kat gorevlimissss) kapida belirir... Evrim: Sehabettin Bey, siz disariyi gorebiliyo musunuz? Sehabettin: Yoh Evrim Hanim, cok yorgunuuuuuum inanin ki, cam silecek halim yok, paspaslari bile bi soole bi boole yapiyorum (hafif kivrak nesrin topkapi hareketi seytirerek) ... Evrim: Peki ben Unal Beyi rica ediiim... (diger kat gorevlisi arkadas) Sehabettin: Unal Beg'i gonderiyorum Evrim Hanim... (Unal Bey geliiir) Evrim: (Tekrar) siz disariyi gorebiliyo musunuz Unal Bey? Unal: Evrim Hanim, burasi benim sinirlarim disinda, camli bolmeden otesine ben karismammmmmmm... Pasaport, vize.. uzun is.. diyerek saane bi espri patlatir... Evrim: Yuksel Hanimi kahve icmeye caariyorum o zaman..... el mi yaman, bey mi yamannnn.... (Tipnot: Yuksel Hanim kurucumuzun esidir ve kendileri kapi ustlerine kadar tozlanma orani kontrolu yapabilir...

Gecen.....

Image
Hacli seferlerinin Sovalyeleri gibiydin Hedefsiz, serseri mayin.... Adresini ezberlemeden, emek vermeden, o'na kitlenmeden, Ulasamazsin derinliklerine, Birak(a)mayarak, birak(a)madigi sanilarak; Birakmak olmazlari zikrederken, Birakti, Birden bire.... Anla, Kiymet; bir gun, o gun vardi... Alelade sanilmamakti derdi, Alelade sanildigini sandi... Yaralandi, Urktu, Korktu, Incindi ve gitti....

today, 30-3=a very happy me!!!!!

Image
i blowed all my candles with a breath :) hopefully i wish all my heart, my wish will come true....

Ofiste Pazarrrr...

Ofiste kos kos oturulan bir pazar daha gecirdim bugun... bi ara odama gelen ogrenciler, gecen hafta beyaz show a goturul(e)memenin intikamini alircasina sorgu yagmuruna tuttular... (sorulari soranlar, kocaman lise son sinif ogrencileri) -hocam, kac bedensinizzzz? -en sevdiginiz renk nediir? -gecengun sizin blogunuzu gorduk hocam... guzelmis :DDDDD -hocam bu bizim sinifin msn adresleriiiii!!!! -hocam erkek arkadasiniz var mi? -yasiniz kac? doom gununuzu biliyoruz ama yilinizi bilmiyoruz... ama tahmin edelim tas catlasin 20-21 (ohoooooooo yaniiii) -simdi biz beyaza gitcez ya, olmeden once isalla!!! (hay allam!!!) orda simdi fdd diye pankart acamayacak miyizzz? oyleyse evrim diye pankart acalim!! (sabret evrim!!!!) -hocam simdi 804 de 1 tane kis var :D, 819 da ise 2 tane erkek... bu iki sinifi karma gotursenis olmaz miiiii? hem homojenlik de saglanmis olur, arkadaslarla kaynasma imkanimiz da oluur!!! (bu fikri veren, sivri zeka 804 ogrencileri tabiii) -hocam aslinda ben OSS ye karsiyim.. ...

yorgunum...

ve Caruso... birak muzik baslasin ilk once.... Askin ve olumun, kuskunun ve umut(susuz)lugunun sezdirmemeye calistigin aglatisinda suruyor yasam... golgeler gecelerde, cigliklarin yankisiyla baksa diyarlara surukler anilarimizi… her gecen gun yaratilan ve mazide kalan saatler goturur beni gizli kentin sokaklarina... aynali gokyuzunun altinda yalniz ben ve isyanlarimla direnen acmazlarimda varolan ancak karsi koymayi bir turlu becremedigim imgelemimdeki sen… .... sayet kirmizi gullerin kadife teni dusuyorsa yuregimize, ve yasam doludizgin suruyorken umursamaz tavriyla, ardindan yinelen(e)meyen anilar, kor gibi dusuyor ufkuma; urpertili sabahima, gunduzume, geceme, sana ve en son bana.. biliyorum… kirmizi guller var hala ve anla sahibisin icinde yasattigin acilarin temkinliliginin, nedenini bilmedigim sebeplerin… birak(a)mazsin, bilirim… anilara gun ve gun yenilerini eklerken, dusundugum ne varsa sana dair, orseleniyor kiymetlerin karsiligindaki kiymetsizliklerinde…. Ne kalmak ne de gitm...

Oylesine...

Image
Kendimi yaratma sancılarım var... Mor kapakli kitaplarin, yasak dilleri sevmenin karsiligi olarak umutlarim, sorularim, soyleyeceklerim var... Cevabini ararken "var olma" sebebimin, 'sevgi nedir?' sorusuna; basimin bulutlarda olmasindan ziyade, varligi, yoklugu, olumu, gecmisi, gelecegi damitmadan bolusmek cevabi sezdirilir... sevgi neydi gercekten??? emek vermek, zaman harcamak, o'nu bilmek ve bilerek sindirmekti; incinmisliklerini ve sevinclerini bolusmek, anlamaya calismak, hatta anlamak; ancak o'ndan sonra da nefes alabilecegine inanmasini saglamakti... arkadaslikti, kadere inanmasan da birlikte mucadele vermekti... sevgi, nazimin piraye'ye yazdigi mektuplariydi mapushane damlarindan... herseyi paylastigin gibi ozgurlugu de paylasmakti... hatta; siddeti, siddet icerikli isyanlari, hayati kanata kanata yasamakti... betüşün döktüğü gözyaşlarıydi, simgeyle gulmekti, hejanın sarıya olan tutkusunu maziden çekip çıkarmakti, öznurun kocaman gülüşünü görmek v...

again and again...cry me a riverrr...

i am every woman... and we never change.... :D e.

"les hommes qui passent"...

Image
Alanson'a yeniden sarkilar soyleten kadinin sarkida calinan son kadans 'inin esliginde; huzzam makaminda, basi sonu belli olmayan, kirilmis oyuncaklar gibi sanki bu oyku... keske'li cumlelerin benzerleri gibi... yasamda iskaladigin herseye yanip yakinirken, kimse duymasa da maglubiyetin takisini; bastirilmis kelimelerin, hakkiyla yasanil(a)mamis yillarin, gecikmis itiraflarin, son bir defa bile gemileri yakamamisligin 'keske'lerini zikrediyoruz sokak aralarinda... sonbahardan kisa gecen yaprak donumleri varsa da ruhumuzda zaman zaman, ve artik "bahari-i omrum" denen tilsimli zarafeti yitirdigimize inandirilmis olsak da; anilarin onunde askla "kampai"lerle vurmali kadehler, alaca karanliklarda sabir kupleri sayarak ebedi vazgecilmezlige yudumlanacak olan sarabin gizemli sohbetlerinde... ve... simdi, artik; ne keyifli bilsen sozcuklerimin tesbihine ve sindirdigim her duygunun icine seni karmayi ezberlemis olmak!!! ve bilsen ne kadar zor imkansizlig...