Posts

Showing posts from 2008

Anlamazdim, anlamazdiiiiimmmmmmm :D

The game is just begining..

Dalevi sana diyorum, May the force be with you!

V for Vendetta

Image
Remember, remember.. The 5th of November, the gun powder treason and plot. I know of no reason why the gun powder treason should ever be forgot. V Freedom! Forever! "Bu maskenin altındaki et ve kemiklerden oluşan yüz, benim benliğime ait değil." "Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var, ve fikirler kurşungeçirmezdir!" V

Bayram Şekeri :))

Kutlu Bayramlarınız olsun efendim. Bayramın tatlı adetinden çok gülerek bildiğim bir nesiri :) Bayram şekeri niyetine iletiyorum. Aman kendini asmış yüz kiloluk bir zenci Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten; Ben olsam utanırdım, bu ne biçim öğrenci? Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten Ülkü Tamer Selam ve sevgilerimle..

Butik "deneme"ler platformu serisi: Murekkep Testi; Rorschach

İnsan, kendini gösteren, kendi ile ilgilenen her şeye özel bir ilgi gösterir ve anlam yüklemeyi sever. Bu yüzden aynalar bize bizi gösteren önemli nesneler olarak hayatımızda yer edinir, anlam kazanır. Bu nedenle aynaya baktiginizda gordugunuz yansimanin size ne hissettirdigi ve o yansimaya bugune kadar neleri sigdirdiginizi sizden baskasi bilemez, bilmemelidir de. Yasam eylemlestirdigimiz sacmaliklar, pismanliklar, med-cezirler, secisler ve kaybedisler butunudur*. "Yasadigim hicbir saniye bana pismanlik hissettirmedi" diyen bazilarina o nedenle mi merak ediyorsun? hatta peki bu nedenle mi vicdanin seni pisman olduklarina cekiyor? ve mutsuzsun?" sorularini yonlendirmeli icinin sesini duymayacak kadar sagir oldugunu bile bile! Beni soracak olursaniz, secimlerim vazgecislerimi tetiklediginden ve on yargilarim (psikolojide sadece "bilen" kisilerin on yargi gelistirebildikleri kuramina dayanarak)genel gecer yargilarima donusme egiliminde oldugundan, vicdanimin duru...

"Aşk"ın arabesk kültür kalıbına yedirilerek enjekte edildiği film: Issız Adam

Image
Enjektör hazır, başlıyoruz. Güfte lütfen :)) Sevilirken bilmedin mi? Ben söylerken gülmedin mi? Falımızda hasret var, ayrılık var demedim mi? Anlamaaazdıııın anlaaamazdıııııııın, Kadere de inanmazdın. Hani sen acı veren kalpsizlerden olamazdın? Dilerim ki mutlu ol sevgilim, Ben olmasam bile hayat gülsün sana. Günahım boynunda, ağlayan bir çift göz bıraktın arkandaaaaa. Beyoğlu Yeşilçam sokağında yazılan senaryolarıyla son elli yılın dalga konusu olan, başrollerini Adnan ve Türkan'ın paylaştığı "nayır, nolamaz, gitme Adnaaan yoksa havaya uçururum tüm yan komşularııııı" yapıtlarının 21. Yüzyıl versiyonunu oluşturma çabasına girilmiş Issız Adam'a ait fragman ve eleştirileri takip ederek pek fecifelaket duygulandım. Bu tür filmler zaten duygu kapasitesi sündürülerek sömürülmeye gayet müsait halkıma "krizi, "kalifiye" işsizliği, "IMF ne iş görüyor bilmiyorsunuz" laflarını, "çarşafını sıyır da oklarını şeytireyim"leri 2 saatliğine de olsa ...

KIMIL

Image
O benim olsun istedimmmm.... :)) Kucağıma alınca gördüm günümü! Neredeyse dörtte birim kadar bir kedicağızı nerde saklayabilirdim? Ortaya çıkınca hocahanım (annem) Kımıl'a ne yapabilirdi? Düşünmek bile istemiyorum!

Acil Kaçış Planı!

Ne desem boş. Yaptım, evet itiraf ediyorum domuzluğun alasını yaptım! Yine olsa, yine yaparım. Pişman değilim :))

Super Mario

Image
"Ulen Mario çocukluğum senin manitanı kurtarmakla geçti" :))) Eski arkadaşların güzide buluşma noktası feysbukta rastladığım adı geçen "Fun Club"a dahil olmamak söz konusu olamazdı! İÜ Edebiyat Fakültesi'ne basladığımın ilk günü kapıdaki güvenlik görevlisini gördükten sonraki ilk dersimde gülmekten amfideki portatif oturma aparatından düştüğümü hatırlıyorum. E be Mario sen nelere kadirsin! Selam ve sevgilerimle :))

The Opening Ceremony of the 24th Annual Congress of the TSC

Image
İlgili aramalar: amatör - tkd -   tkd -   açılış -   kongre Here you go! Actual campain slogan is "Go red for women" created by the global team of the Turkish Society of Cardiology and World Heart Federation

Go Arsenal!

Image

Evliliğin marka değeri...

Image
Her aklıselim insan korkar biraz evlilikten. Ve yine her aklıselim insan korkar “hiç evlenememekten”. Tabii ki “evlenmezseniz (evde/yapayalnız) kalırsınız!!” manasında söylemiyorum bunu. “Evlilik eşittir bir insana bağlanmak “ manasında söylüyorum. Evliliği, yakanızda batıp duran rahatsız edici bir etiket gibi taşıyabilir, bulduğunuz ilk fırsatta kesip atabilirsiniz ancak şimdiden söyleyeyim ne kadar keserseniz kesin, kalan izler yakanızı bir şekilde tahriş etmeye devam edecektir. Ya da evliliği yürürken kendinizi podyumda hissettiren en sevdiğiniz o “markanın” nadide bir parçasını üzerinize giymiş gibi taşıyabilirsiniz. Ha bir de tabii “sırf havalı bir marka olduğu için” etiketi hem yakanıza hem göğsünüze işlenmiş bir logoyla bağıra bağıra taşıyabilirsiniz ki, tüm bu tercihler arasında ikinci seçeneği yaşadığınızı görmek ister gönlüm inanın. “Hayatının insanını aramak” misyonu ile yola çıkmaktan, onunla karşılaşmaktan ya da bir türlü karşılamamaktan doğan hikaye yapılarının kahramanı...

Gazi'yi "Mazi" yapmaya yeltenen film : "Mustafa"

Image
Oncelikle bu topraklarda buyumus, bu kulturun hamuruna karismis, sozde "aydin"lanmis gazeteci Dundar'i kiniyorum. Hassas dengelerle oynanan politik oyunlarla vatanim ve insanim kirletilmeye calisiliyorken; oz varliklarim tek tek satiliyor, kadinim karalara, kizlarim eve hapsediliyorken; gercegin mubalagalarla degistirilerek, sozde madalyonun her iki tarafinin gosterildigi ancak Dundar'in sadece kendini popileritesini korukleme amacli yazarak, anti estetik sesiyle seslendirdigi bu filmi kiniyorum! Dunya'nin gelmis gecmis en buyuk lideri Atam'in ahlak muhasebesini haddini asarak degerlendirmeye calisan gazeteci Dundar'in "etik ve ahlaki kendi icinde degerlendirmesini" oneriyorum. Zira bir devrim adamini diktator, kendi silah arkadaslarini astiran hatta daha da ileri giderek aslinda zevk ve eglenceye duskun bir "egoist" olarak lanse eden Dundar'in once kendisini ahlak sinirlarina sigmayan eylemlerle ustelik kendi kitaplarinin* arka kap...

Cumhuriyetimizin 85. Yili...

Cumhuriyet Balosunda bugun tanistigim Bilim Kadini, Arsiv Arastirmacisi, 26 yildir Mustafa Kemal Ataturk'u arsivlerden irdeleyen Profesor Ilknur Gunturk'un Cumhuriyet Bayrami kutlamalarimiza istinaden verdigi konferanstan bir anektodu sizlerle de paylasmak isterim: Turkiye'nin degisik kentlerinde konferanslar veren Profesor Gunturk bir Ankara Konferansinda Isvec Buyukelcisiyle tanisir. Buyukelci "Bizlerin 'Ataturk gibi dusun!' deyimini sizin anlattiklarinizdan sonra simdi daha iyi anliyorum" der. Isvec'te cozulmesi zor problem ya da olaylarin cozume giden yolda "Ataturk gibi dusun!" denirmis... Ataturk hic supesiz sadece bu asrin degil, Dunya Tarihinde gelmis gecmis en buyuk liderdir! Bilinen bu bu gercekligi icine sindiren bir "Cumhuriyet Cocugu" olarak hepimizin en buyuk bayrami "Cumhuriyet"i kutlarim... Saygi ve sevgilerimle...

Being fit for "Go red for women!" campain

Image
Degerli okuyucu, Kalbini sev kirmizi giy! kampanyasi icin Selcuk'un gayretlerinden ovguyle soz etmeliyim. Cocukcagiz neredeyse animasyon yapti gonderdi.. Saolsun, sahsim ve kurumum adina tesekkur ederim.. Geri kalniniza ise yeni yili bekledigimi vurgulamadan gecemeyecegim.. 31 Aralik'08 tarihi itibariyle kirmizi piyasasi tavana vuruyorken gorurum hepinizi!

Yarenlik:

Ne kahraman, ne cesur, ne guzel cocuklardik...

With Eluisa in Istanbul! :)

E.... nerde? Daga kaçtı!

Teror laneti!

"Hakkâri’de 15 askerin şehit olduğu terörist saldırı tüm yurtta kınandı." "ABD’nin Ankara Büyükelçiliği de yaptığı açıklamada, ABD Başkanı George W. Bush’un, terör örgütü PKK’yı ABD, Türkiye ve Irak’ın ortak düşmanı olarak nitelendirdiğini hatırlatarak, ABD’nin saldırıyı şiddetle kınadığını bildirdi. ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Avrupa ve Avrasya İşleri’nden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Matt Bryza da şunları söyledi: “ABD olarak saldırıyı kınıyoruz. Yasınızı paylaşıyoruz. PKK, Amerika, Türkiye ve Irak’ın ortak düşmanıdır.”" (Milliyet Gazetesi; 05 Ekim 2008) 15 ocaga dusen atesin hesabini ve asagidaki sorularin cevabini kim verecek? 1. Sehit dusen ve suan hastahanelerde caniyla mucadele eden Mehmetciklerin hangisi a. Milletvekili b. Bakan c. Basbakan ve/veya Cumhurbaskani cocugudur? 2. SIkmabas mucadelesi veren "tepe"miz dis politikada ne kadar basarilidir? Kuzey Irak'ta Mehmetcige atilan kursunlar PKK'yi destekleyen ABD "tepe"lerince gonde...

Kategorizelesemedim...

Bayram tatilinde dusundum; ben ne yapiyorum? Hani insan bazen dusunur ya, bu aslinda kisinin kendini felsefelemesidir, hayatin neresindeyim? Neyim var? Neyim yok? Neden yok? Neyim eksik? Neyim fazla?... gibi uzayabilen bir listeyle basbasa kaldim. Yapilan bircok seyin yaninda psikologum dahil aurama gire(bile)n herkesin ortak paydada bulustugu sey: bitip tukenmek bilmeyen mucadele enerjim.. Eski arkadaslarin guzide bulusma noktasi feysbuk denilen "data araklama sitesi"nde arkadaslarimin bulundugu ve gordugum kategorileri asagida ilginize sunarim. Isin garibi ben kendimi bu kategorilerin hicbiryerine sigdiramadim ve bu nedenledir ki herkes bayram mutlamasinda ben Darwin'den habersiz Evrim felsefesindeydim... Buyrun sayalim: -Bekarlar -Evliler -Evli ve cocuklular -Issizler -Is guc sahibi olanlar -Is guc sahibi olanlarin yaninda calisanlar -Yurt disina kacanlar -Yurt icinde isini yap(a)mayanlar -Ozel zevkleri is edinenler -Sanatcilar: Enstruman virtiozleri, tiyatrocu ve sark...

Mutlu Bayramlar!!

Image
Mutlu ve güzel bir bayram geçirmeniz dileklerimle.. Sevgiler, e.

Go red for women!

Image
Dünya Kalp Günü: 28 Eylül 2008 " Kalbini sev, kırmızı giy! " kampanyasına sizler de kırmızı giyerek katılın. Selam ve sevgilerimle..

Somewhere over the rainbow series: Bodrum!

Image
Bodrum: Bir sevgiliydi adeta; sonbaharin durusunda yesilin ve mavinin en derin tonlarindaydi. Kirpiklerimde istemeden ve birden beliren cig tanesi esliginde perisan oldum. Cok ozlemisim Bodrum'u; anisi olan her kaldirim tasini, ruyayi, isligi, sarkiyi, kahkahayi ve hatta ustune 'Bodrum' yazilip satilan her uyduruk nesneyi.. Epi topu bu kadar mi yazacaktim? Tabiki hayir.. Yazacaklarimi yedim arkadaslar.. Buyrun keyifli birkac fotografla mutlanin... Sevgi ve selamlarimla..

Yuz yuze

Ne guzel bir gune baslamistim halbuki. Ne umutlu, ne gunesli.. Internetin kurdu olduk ya, o ve ben kare pantolonla yildiz gibiyiz, sabah sallana sallana vardigim ok atilan meydanda ilk eylem; kahve ve web gazete. Bugun gazeteleri bir umutla karistirdim nedense, tik oraya tik buraya derken karsima cikan haberle irkildim; tekrar ve sahsen: "Hatay'da kan davsinda oldurulen kisi hayatini kaybederken katil zanlisi araniyor" Yine icim ezildi, yine sucladim en basta kendimi; neden ya neden? Neden hala kadinlar olduresiye dovuluyor? Neden kan davasi ilkelliginde hadiseleri okuyoruz mansetten? Neden tatminsizligimizi ezebildiklerimize aci vererek cikariyoruz? Neden kirsaldaki kadin, kentteki adam silik/ezik? Neden her bes kisiden biri aile birligine son veriyor? Neden yozlasiyoruz? ya da neden yozlasamayacak kadar yozuz? Meslek hastaligi bu, Yuzbasi Selahattin'in Romani(Ilhan Selcuk)'ndakilerin gercek oldugunu gormek istemiyorum. Etrafimdaki insanlara inanclari...

Somewhere over the rainbow series: City of Munich

Image
Sonunda dondum.. Gordugum en sirin ve eglenceli Avrupa sehirlerinden biriydi. BMW muzesi ayri bir kategori tabi.. Arabalar inanilmaz.. Icinizden buyuyunce Otomobil tasarimcisi olmak gelebilir :))Tarim ve hayvancilikla kalkinan bir kent goruntusu verebilir, aldanmayin... 30 bin kisilik kongre kentcigi, yolda gordugunuz Audiler ve BMW muzesi Munih'in bal gibi bir sanayi sehri oldugunu anlatir. Galerilerdeki sifir Audi'ler 4.000 Euro'dan basliyor!!! Ekip delirdi, gormeliydiniz... Resimlere gecmeden eklemek istedigim birkac not: - Neredeyse herkes bisikletle geziyor. Takim elbiseli ve bisiklet suren insanlara rastlamak oldukca sevimliydi. - Kalabalik bir sehir (Nufus soylenilene gore neredeyse 7 milyon) ancak trafik yok denecek kadar az! Heryere yesillik, ova, delta, aluvyon icinden gecip gidiyorsun... Bildigin Amazon! - Sehrin icinden gecen nehirde windsurf yapma imkani var!!! Teknoloji boyle birsey olsa gerek!!!! Yapay ruzgari bilemem ama nehrin goruntusu "mehtaba daldim...

Call me irresponsible, yeah!!!

Bir post yazasım var gibi. Ona buna laf yetiştirip fink atmaktan yazamıyor muyum? "Her işe yetişebilmem için günlerin 48 saat olması gerekir" diyenlere Bruce gibi gülerek "zaman yönetimi kavramından haberin yok demek güzelim" diyenlerdenim. Zaman yönetimi elimdeki oyuncak ya hahahaha! "Zamansızlık nedenli bahanelerle karşınıza çıkmıyorum, içimdekinin dürtüklemesini bekliyorum" diyorum. Yaz(a)mayıp geçiştirmiyorum, kısaca; yazmadan geçiyorum.. "Tüm tezgahları gezeyim (senden iyisini bulursam işim olmaz ama bulamazsam senle yetineceğiz artık!!)dönüşte uğrarım" diyorsun ya!! (Bak seeeeeen! Satates radio station repliği taklidi yapasım geldi, senli benli olma hadisesi!!) Dönüşte beklerim. Son tahlilde: "Call me irresponsible, yeah!!!" sebeb-i ziyaretleri.. Selam&sevgi Somurtuk Squit!

Acele var, telaş yok!

Jazz, Delicious, An amazing city of two continents: Istanbul..

Image
Sakıp Sabancı Müzesinde müzik ile müze gezisini pazar kahvaltılarında buluşturan “Kahvaltıda Caz” konserleri... Altı yıldır yaz aylarında Sabancı Müzesinin bahçesini benzersiz bir konser mekânına dönüştüren “Kahvaltıda Caz”, katılımcılarını nitelikli caz konserleri, tanınmış simaların kendi arşivlerinden sundukları caz dinletileri, sürprizler, mükellef kahvaltı sofraları ve ücretsiz müze ziyaretleriyle ağırlıyor. 20 Temmuz - 17 Ağustos arası her pazar saat 11.00-14.30 arası düzenlenecek “Kahvaltıda Caz”da bu yıl da Türkiye’den ve yurtdışından sevilen sanatçılar sahneye çıkiyor. Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgân Atlı Köşk’te düzenlenecek “Kahvaltıda Caz” konserlerinin biletleri Biletix’ten ve SSM ana gişeden temin edilebilir. Mutlu pazarlar; selamlar, sevgiler.... e.

Piercing!

The Rock Climbing

Image

There you go!!

Image
What kind of SP character are you?

New York Borsası

atmosferi.... hunter - dido Coffeé please!

Sunday stuff..

Sunday - Molly Johnson Gozlerimin karasinda kaybolan huzun, Paul Celan'in olumsuz gunesinde Mario Lozi'nin golgedeki son temmuz sabahini adarken yalnizliga, 'yillardan herneyse' diyorum bir not duserek hafizama: Donuk bakislarda mutlulugun hancerini kaldirma! Sakin, saki, sa, s... Yirmi sekiz senede bu kucucuk bedene neleri mi sigdirdim? "yolun yarisina sigdirdigin senaryolarin satir aralari kadar aski!" "Ask herseydir, hersey ask icindir" diyip geciyorum Balzac'i hatirlayarak: Ask, gozlerle konusma sanatidir, kisiler arasi kolelesmedir.. Dedim ya, hersey ask icindi: dolu dizgin delirten, suursuzlastiran, kanitli isyaniydi koleligin, keske diyorum; anlayabilseydin... Simdi gorebiliyorum ancak yirmi sekizindeki kucucuk bedenimle, Istanbul'un uzak bir yerinde.. Ve yeni bir Munih gecsinde, soruyorum yalnizliga: Ilhan mi Cansever mi yoksa Sureyya miydi bende biraktigin tutkularina tanik olan? Ve yeniden dillendiriyorum: unuttum nasildi (y/h)uzun?...

Vicdan,

ilahi bir takiptir.

Affet,

rahat edersin... Affedince ne olur? Tum uzuntulerden, nefretten, onyargidan, darptan, kinden, kisaca kendini zehirledigin her ayrintidan kurtulursun.... Yani ne olur? Noronlarinin zamanla farkettimeden yaptigi gibi; yanibasida kalan sadece guzellikler olur... Son tahlilde, sen konuyu kapatmis ve yol almis olursun.. Dedik ya, rahat edersin! Seneler sonra karsilastiginda, dusunursun: 'var ettigim cizginin ne kadar gerisindeymis meger!'.. Sonra acirsin... "Bu vicdan azabi O'na yeter" diyerek tekrarlarsin; "vicdan, en sadik takipcisidir yillarin.." Sana soyluyorum: Affet.. Affet ki gercekten bitsin... Selam ve sevgilerimle...

Make it better!!

(K/M)utlama anları..

Image
Pasosu olmadan yaşayamayan tipler vardır ya, işte ben de o klüp oyuncularındanım. Ve alışılagelmiş görüntülerle, 6 ay önce biten okulunun mezuniyet töreninden kareleri cresendo randaradaaaaaannnnnnnnn forteeee efektiyle sunarım. Giriş; solo Gelişme; koro üyeleri soldan sağa: Sibel, Sedef, Simge, Squit, Tuba, Özge Herkes nereye bakıyor yahu!!!:D Sonuç; Solistler: Squit ve Simge Kutlama; soldan sağa: babiş, hocahanım ve squit Doktora mezuniyetine dermanım kalırsa daha anlı şanlı bir duyuru yapacağımı düşünür, selam ve sevgilerimi sunarım. Somurtuk Squit..

Ne kıymeyli, ne güzel günlermiş... ne güzel.. ne g.. ne..n...

Beni tanıyan herkes, Türkiye'deki kariyerimin ilk günlerine öğretmenlikle başladığımı bilir; ki başlangıcın böyle olması, bizim ailede yetişmiş bir kız çocuğu için çok olağan dışı birşey değildir. Bilseniz, ne çok şey sığdırdık öğretmenliğimin kocaman günlerine; kahkahalar, sevinçler ve kimi zaman hüzünler... Çocuklardan öğrendiklerim, onlara öğrettiklerim... Bir anda durup dururken söyledikleri basit bir cümleyle yaşamı, geçmişi, geleceği sorgulamam... Nasıl unuturum okula geliş saatlerim teneffüse denk geldiğinde beni gören çocukların bahçe duvarından atlayıp "öğretmenim sağ yaparak gelin", "öğretmenim şimdi toplayın" diye park ettirdiklerini :)) İşte o cocuklar bu hafta mezun oldular ve güzel kızımın, Ayşe'min haber vermesiyle (ki hiç bırakmadı, ne öğretmenim hitabını ne de her MSN'de karşılaştığımızda "nasılsınız" demeyi) çocuklarımı seneler sonra bir arada son defa görebildim.. O kadar büyümüşler ki! inanamadım... Oğullarımın boyu uzamış, ...

"Kalbinizi koruyun içinde sevdikleriniz var"

Image
Türk Kardiyoloji Derneği Kapsamında yürütülen proje ilk senesini doldurmadan "Sağlıkta en başarılı proje" ve "Sağlıkta en başarılı sivil toplum örgütü" ödüllerini aldı. Projenin temel hedefi, ülkemizde özellikle birinci basamak sağlık hizmeti veren hekimlerde, toplam kardiyovasküler riskin belirlenmesi ve değiştirilebilir risk faktörlerine bütünüyle müdahale edilmesi yaklaşımını yaygınlaştırmaktır. Projenin bir diğer hedefi de, toplumda değiştirilebilir kardiyovasküler risk faktörleri konusunda farkındalığın artırılması ve alınabilecek önlemler konusunda eğitici çalışmaların yapılmasıdır. Bu kapsamda, görsel medyada kardiyovasküler riskler ve neden olduğu hastalıklar konusunda farkındalık artırıcı çalışmalar da yapılacaktır. www.kalbinizikoruyun.org internet sitesinden ve ücretsiz danışma hattından (0800 211 78 78) kardiyovasküler hastalıklar hakkında halka bilgi verilmektedir. Ayrıca konunun halka indirgenmesi uygulamalar başlatılmış, yerel yönetimlerle dirsek tem...

Her Happy Ending...

Image
Dramatic, always funny, sometimes terrible, fight, peace, everything... About four NY Girls... Sex and the City... Girl thing.. Loves e.

Post

yapmam lazım.. Ahanda oldu bile :D Yaz geldi; çiçek, böcek, çocuklar... Çocuklar.. Çocuk.. Ço.. Zamanı geri döndürebilsem, babamın ve annemin kocaman göründüğü günlere gitsem, tek derdim çarpım tablosu olsa, makyaj yaparken ağzım açık ablama baksam... Mükerrer yaşasam her saliseyi, ıskalamasam ya da ıskaladıklarımın keyfine varsam... Ve haykırsam: I thought that I heard you laughing I thought that I heard you sing I think I thought I saw you try But that was just a dream That was just a dream Selamlar, sevgiler...

Özet.. öze.. öz.. ö..

Hayat Yoğun.. Yoğ.. Y.. Konserim var; gam çalmam lazım.. Sadece sol minör çalsam olmaz mı?? m.. mmmm? Hava Sıcak.. Sıca... Sı... Okul zor.. zo.. z.. Asabiyim.. Asabi.. Asab... Haykırasım var.. va.. v.. Ablamı Özledim.. Özle... Öz... Selam, Sevgi*.. Sev... S... e. *(Sevemiyo ki! dediğinizi duyar gibiyim :) Kolay mıdır öyle sevmek? Emek, zaman, kıymet, inanç ister.. inan.. in...i..

Hoppalaaaa,

Yine youtube kapanmis... Yoklugumda neler olmus yahu!!!! Artik benim de yamali bohca gibi bir blogum var... cokfecifelaketsupersahane! Bakiniz bundan bir oyun cikaralim :D Vaziyeti kurtarttiriyoruz hahaha!!! Oyunun adi : "Fill in the blanks", yeni cikti puaaaaa... Imdiii, bolca blankimiz var fill in yapiyoruz. Sudokundan daha kaziktir; ilginize, bilginize.. En yuksek puan alan ilk uc arasindan juri(bem) secim yapacak, bir asil iki yedek secilerek once asil sonra yedek yarismacilara sirayla odul teklifi yapilacak... Gelelim buyuk odule indiriindiriinininininininiinn " ablamin blog danismanligi... " Inailmaz, degil mi???? :))))))))))))))))))))))))))))))))))) Herkese bol sans.. Selam, sevgi... e. ps. Selcuk 'a cok eziyet ettim, O muaf :D

Paris'te Masal.. Vol.II

Puslu bulutlarin arasindan bakan dolunayi seyreyledim bugun; gunler sonra ilk defa Paris'te... Hatirladim o yari aydinlik geceyi; safagin sokusunu, kolelige donusmus ozlemi, duslerde, belleklerde kalmis enginlerdeki sevgiyi.. Nasil tekrar anlatabilir e. vadi kalyonlarinda kalmis masallari, yureklerimizin icinde kopmus firtinalari; yasami, aski, bir daha asla yasanmayacak heyecanlari, ustu cizilen safligi.. Hatta kimi kacislari, umutlarin tukenisini... Halbuki ne diyorduk? "Hani ben(sen)siz okun(a)mazdi siirler, ayni sarilmadan seyredilemyen filmler gibi..." Ve bugun, yillar sonra, Montmartre'den Paris'i seyrederken artisler sokaginda resimlerini satamayan yasi yetmisi gecmis ressam kadini nasil anlatabilirim sana? Ya da nasil anlatabilirim Federalistler duvarinin icimde yarattigi coskuyu bu yasimda? Seneler sonra ilk defa yuregimde sakiz beyazi bir cosku... Umutlarim(iz)i yok etmis seneler, yasayip gidiyoruz... Ve simdi Seine irmagi ve 1700'den kalan yapilar f...

Evolution of the club guys!

Hey! :D Lutfen diger Guinness videolarini da izleyin, cok sirinler :))) Gulumseyerek baslayan, guzel bir hafta gecirmeniz dileklerimle. Selam&Sevgi e.

Bayramin(iz) Kutlu Olsun..

Image
Canim kizim, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Cocuk bayramini tum kalbimle kutluyor; coskulu sevgilerle, saglikla, basari ve mutlulukla buyumeni diliyorum. Sevgilerimle... e.

Bil(e)miyorum..

Biraktim gidiyor.. (Aslinda ilk aklima gelen giris cumlesi, laubali argo tanimi "koyverdim gidiyor"du... Ancak bu kelime(ler) ne anlama gelebilir? "Koyverme", fiilimsi taklidi yapan cinsel icerikli bir kelimedir, siber alem bu, eyvah eyvah, belli mi olur? Zilha(Anli Sanli Kesanli Ali!!!! Destani)'nin dedigi gibi: hirlisi-hirsizi, arsizi-huysuzu, sinsisi - manyagi var; cici kiz ol dedim, bloguna yazma dedim, ama gordugunuz gibi din-le-te-me-dimmmmm!! Neyse; devam edelim, parantezi unutuverin lutfen) Programlar belli, bir orda birgun burda.. Bir de kai-zen hadisesi var tabi... Egitim sart!! Basladik yine, biter heralde.. Geleni deviriyorum zaten, simdiki trend bu :)) Insan gibi calismiyorum.. Sikayetci miyim? Hayir. Zaman var mi? kemmm kummmm ehemmm bilemiyorum; saniyorum ki yok! Zamansizlikta ne oluyor? Dusun(e)miyorum.. Dusun(e)meyince ne oluyor? "Erkek" oluyorum.. (acalim efendim; erkek : sosyal yasama adapte olmaya cabalayan hala neandertali DNA'...

Unut beni de her yalan gibi..

“Unutkanlar şanslıdır, çünkü hatalarının dertlerini çekmezler” der Mary, “Eternal Sunshine Of The Spotless Mind”ın bir yerinde… Bazen bir insanın sizi unutması için, yüzleşmek istemediğiniz tatsızlıkları hayatınızdan çıkarabilmek için, kısaca yaşadığınız dünyadan kaçmak için metodlar ararsınız. Uzun bir yolculuğa çıkabilirsiniz, yaşadığınız şehri terk edebilirsiniz, görmek istemediğiniz insanlarla görüşmeyi kesebilir, bütün fotoğrafları yakabilir, bütün mektupları iade edebilirsiniz. Amma ve lakin, bunların hiçbiri bir gün bir köşe başında anılarınızla çarpışmayacağınız anlamına gelmez. Bir tek şartla, zihninizde %100 şekilde o anıları sildirmediyseniz. Başka bir deyişle, o köşe başında çarpıştığınız yüz, sizin için bir yabancıya dönüşmedikçe yapacağınız her şey boşunadır. “Eternal Sunshine Of The Spotless Mind”ta Joel Barish, iki yıl boyunca beraber olduğu sevgilisinin, teknolojik bir işlemle kendisini hafızasından sildirmiş olduğu gerçeği ile karşılaştığında bu hainliğin sebebini tam...

İlhan Selçuk : Temel Kavga Kadın Üzerine

Birşey söylemekten vazgeçen e., sizlerle Sayın Selçuk'un yazısını paylaşmak ister. Selam ve sevgilerimle.. e. "Giyim-kuşam üstüne tartışma bir toplumda siyasal yaşamın en önemli konusuna dönüştü mü, biliniz ki ortada bir çarpıklık, ilkellik, ham ervahlik, softalık, mollalik, akılsızlık vardır... Türkiye'de siyasal kavganın en önemli konusu uzun bir süreden beri ne?.. Türban!.. Baş örtüsü.. Çarşaf.. Tek sözcükle: Tesettür!.. Dikkat buyrun!.. Erkeğin giyim-kuşamı üzerine tartışma, kavga, dalaş ve politika hırgürü yok... Kavga kadın üstüne... Erkek politikacı, ister başbakan olsun, ister cumhurbaşkanı, ister bakan ya da milletvekili, tam bir Avrupalı gibi giyiniyor... Avrupalı ya da Amerikalı ne demek?.. Kravatına, Frenk gömleğine, kostümüne bakarsanız; "bizimki" Batılıdan da şık... Bizim "Ilımlı İslamcı" nin yanında "kâfir" ya da " zindik" Hıristiyan halt etmiş... Oysa dini bütün Müslüman erkeği nasıl giyinir?.. RTE gibi mi?.. Gül gibi...

Birsey soymek istiyorum!

Book Crossing! Tum Evren Kutuphane Olsun...

Amerika'da yeni bir akim basladi: Birtakim mechul kisiler, kamuya acik yerlere birtakim kitaplar birakiyorlarmis. Diyelim bir parka gidip bir banka oturuyorsun, bankta bir kitapla karsilasiyorsun. Mahallede yasayan bircok kadinin ortaklasa kullandigi 'camasir yikama merkezine' gidiyorsun, makinelerden birinin ustunde bir kitap. Trene biniyorsun, aa, koltugunda bir kitap bulunuyor. 'Marketten' alisveris ederken elini atiyorsun, birisi biskuvi paketleriyle cips paketlerinin arasina bir kitap yerlestirmis. Telefon kulubesine giriyorsun, telefonun yaninda bir kitap. Define bulmak gibi! Roman, siir, oyku, deneme, artik ne olursa... Bu moda Italya'da ve Fransa'da da yayilmakta. Kitabi birakan kisi kimligini gizli tutuyor, kitabin parasinia helal ediyor. Tek ricasi var, siz de okuduktan sonra buna benzer bir yere birakin da baskalari da yararlansinlar. Fakat bunu baslatan kisi belli: Ron Hornbaker adinda, Missouri eyaletinden bir bilgisayarci. Bu olaya 'BookC...

Chelsea - FB

Ben Chelsea'yi tutuyorum. Mac devam ediyor ancak FB bir kazanirsa ayvayi yeriz. Artik havalarindan yaklasilmaz yanlarina. Iyk.. Hepsine gicigim, hepsineeee! Eveet, su dakika itibariyle ayvayi yemis bulunuyoruz! Somurtuk Squitword.

Halasinin Kuzusuuu...

Image
Aslında Arda GS'lidir. Bilginize... Gel de isirma sunun poposundan... allam ya...!

Tarantino Kimdir?

"Quentin Jerome Tarantino", bilinen ismiyle Quentin Tarantino, yonettigi filmlerdeki uygulamalariyla ozgunlesen ve benim oldukca basarili buldugum bir yonetmen. Bruce'un (cocukluk kahramanim) basrollerden birini oynadigi "SinCity", ayrıca "Rezervuar Kopekleri" ve tabiki "Kill Bill" bence O'nun hakli sohretini pekistiren yapitlar. Iste Japon ve cizgi roman kultur birikimini cektigi her filme yansitan Tarantino hakkinda gerektigi kadar ayrintili ancak kisa bilgiler : Gerçek Adı: Quentin Jerome Tarantino Doğum Yeri: Knoxville Tennessee Doğum Tarihi: 27.03.1963 Onu Ünlü Yapan Ne? Yönetmenlik kariyerinde ayrıca senaristlik yaptığı Rezervuar Köpekleri (1992) ile ünü yakaladı. Ödüllerinden Bazıları: 1992: Catalonian International Film Festival - En iyi yönetmen, Reservoir Dogs 1992: Catalonian International Film Festival - En iyi senaryo, Reservoir Dogs, Roger Avary ile birlikte 1992: Stockholm Film Festivali - Bronz At, Reservoir Dogs...

Sabite'ye notlar:

Bir daha kimsenin bloguyla yamali bohca diye dalga gecmeyecegim :)) Ablama satasmayacagim ve ablami icirmeyecegim. Her GS - FB macindan once iddiaya girecegim. En son mac nelere kadirdi bilsen :D Kep giyme toreninde cubbeyle basket oynayacagim. Doktora boyunca musterih ve sogukkanli olacagim. Beni besleyen kaynaklardan ruhumu yoksun birakmayacagim. Kitabi bitirecegim. Lacin'in kariyer planindan sualti arkeologu olma secenegini cikarmasi icin ikna calismalarina baslayacagim zira annesi acik tehtit ediyor. Closer'i bir daha izleyecegim. Selam ve sevgilerimle. e.